Yerine otel yapmak için yıkılmak istenen Laterne Kafe'de gerçekleşen direnişe yapılan polis saldırısına Mekan Sahibi Emriye Uysal, “Devlet hep hırsızları mı korur” diyerek isyan etti. Saldırı sırasında Emriye Uysal ve 12 direnişçi Belediye'nin mührünü söktükleri gerekçesiyle gözaltına alındı.
Elif Nur Bilgiç / Soner Bahadır
Afet bölgesinde olduğu öne sürülerek yıkılmak ve yerine otel yapılmak istenen Laterne Kafe'de başlayan direnişe zabıta ve çevik kuvvet tarafından saldırı gerçekleştirildi. Saldırı sırasında kafenin içinde bulunan direnişçiler polis zoruyla kafeden çıkarıldı. Bu sırada olay yerine gelen BEDAŞ görevlileri de kafenin elektriğini kesti. Tahliye sırasında içeride bulunan kafe sahibi Emriye Uysal polise direnerek kafeden çıkmadı. Sinir krizi geçiren Uysal, Kafe'nin penceresine çıkarak hukuksuz uygulamaya isyan etti.
“DEVLET HEP HIRSIZLARI MI KORUR?”
Uysal bu uygulamaya “Devlet hep hırsızları mı korur?” diyerek tepki gösterdi Uysal şunları söyledi: “ Bugüne kadar bütün vergilerimi verdim. Faturalarımı ödedim. Doğrulardan hiç ayrılmadım. Bu devlet hep hırsızları mı korur.”
Uysal, pencerede isyan ederken kafenin içine girip Uysal'ın yanına gelen sağlık ekipleri de bir taraftan Uysal'ı sakinleştirmeye çalıştı. Bir süre yerinde kalmakta direnen Uysal zabıta ekipleri zoruyla kafeden çıkarıldı. Olay yerine gelen ambulansta sağlık kontrolünden geçirilen Uysal, hastaneye götürülme talebini reddetti ve yeniden kafeye girdi. Uysal'ın kafeden çıktığı sırada olay yerinden uzaklaşan zabıta ekipleri, Uysal yeniden kafeye girince Çevik Kuvvet yardımı alarak yeniden kafeye saldırdı.
İkinci saldırı sırasında kafede bulunan direnişçiler, tahliye işleminin hukuksuzluğa işaret ederek tahliyeye itiraz ettiler. Zabıta ve polis ekiplerinin kanunu ve kendilerine verilen emri uyguladıklarını belirtmeleri üzerine direnişçiler de Beyoğlu Belediyesi, Demirören AVM gibi binalardaki kaçak yapılara işaret eden konuşmalar yapınca direnişçilerle zabıta ve polis ekipleri arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından kafenin içerisinde bulunan eşyalar tahliye edildi.
AVUKAT DARP EDİLDİ
Eşyaların tahliyesi sırasında kafenin içerisinde uygulamanın hukuksuzluğunu tartışan zabıta ve polis ekiplerinin yanına gelerek konuşmalarını dinlemek isteyen Beyoğlu Kent Savunması Avukatı Eren Can, görevliler tarafından darp edilip mekandan dışarı atıldı. Tartışmanın büyümesi üzerine Avukat Can gözaltına alındı.
Tahliye işleminin ardından kafenin içerisine girdikleri gerekçesiyle Emriye Uysal ve bazı direnişçiler gözaltına alındı. Bazı direnişçilerin gözaltına direnince Çevik Kuvvetle direnişçiler arasında arbede yaşandı. Direnişçiler yaka paça gözaltına alınarak Taksim Polis Merkezi'ne götürüldü. Gözaltı işlemi sırasında direnişçiler, Laterne Kafe'den başlayarak tüm Beyoğlu'nun rant uygulamalarına kurban gideceğini söyledi.
Direnişçilere destek vermeye gelen yurttaşlar bir süre Polis Merkezi'nin önünde bekledikten sonra Kafe'ye giderek Validebağ Direnişi belgeselinin gösterimini yaptılar.
polis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
polis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Nisan 2015 Pazartesi
13 Mayıs 2014 Salı
Mehmet İstif'i, Hakan Yaman'ı ve Akaki Avaliani'yi Hatırladınız Mı?
Bugün de bir anda karardı.
Gezi eylemleri sırasında Mersin’de polisin 40 cm’den ağzına
gaz sıktığı Mehmet İstif, yakalandığı dil kökü kanseri yüzünden bugün hayatını
kaybetti.
17. White Sea oyunlarının açılışında ileri demokrasimizdeki
demokratik hakkını kullanan ve protestolara katılan Mehmet İstif, 40 cm’den
ağzına sıkılan biber gazının etkisiyle dil kökü kanseri olmuştu.
Daha fazla direnemedi...
Penguen Medya’nın çok fazla ilgisini çekemedi, çok fazla yer
bulamadı. Bu biraz da bizim suçumuzdu. Artık kendisi aramızda değil. Halkı için
acı çekerek, günden güne azalarak hayatını kaybetti.
Kendisine rahmet, ailesine sabır diliyorum. Hoşçakal Mehmet Abi...
Yazımın taziye bölümünü bitirdikten sonra iki isme dikkat çekmek istiyorum: Hakan
Yaman ve Akaki Avaliani…
Bu isimleri tekrar hatırlamak için aramızdan ayrılmalarını
beklemeyelim. Kimdi bu yurttaşlarımız? Unutanlar, özgür medyamız sağ olsun duymayanlar olabilir. İnsanlık hali. Hatırlatmak ise benim yurttaşlık görevim.
Hakan Yaman: Sancaktepe’de biri sivil toplam altı polis
tarafından kalkanlarla dövülen, kemikleri kırılan ve ateşin içine atılan (söz
sanatı yapmıyorum gerçekten ateşin içine atılan!) direnişçi. Suçu: Demokratik
hakkını kullanmak…
Akaki Avaliani: Eskişehir’de üniversite okuyan Akaki
Avaliani, polisler tarafından başına vurularak felç edildi. Kafatası kırıldı ve
kırılan kemik beynine batarak sağ kolunu felç etti. Hayatını felçli bir şekilde
ve kafasında yapay bir kemikle sürdürüyor.
Gezi Olayları’nda o kadar can verildi ki, o kadar üzüldük
ağladık ki, bu kişileri sanki biraz unuttuk…
Unutmayalım…
Unutmayacağız…
Ve son olarak da "acaba" diyorum, Mehmet İstif’in ağzına 40 cm’den
gaz sıkan polis müsveddesi canlı, acaba bu haberi öğrendiğinde ne yaptı?
Uğur Mutlu
Etiketler:
Akaki Avaliani,
Eskişehir,
Gezi Parkı,
Gezi Parkı Direnişi,
Gezi Şehidi,
Gezi Şehitleri,
Hakan Yaman,
Mehmet İstif,
Mersin,
polis,
Sancaktepe,
Taksim
26 Mart 2014 Çarşamba
Ali İsmail'in abisinden Mehmet Ezer tepkisi
Gürkan Korkmaz, Mehmet Ezer'in polisin attığı gaz kapsülü ile vurulması hakkında, “Mehmet Ezer ninni saatinde vurulmuş; Biz hala seçimden bahsediyoruz!” dedi.
Haziran Direnişi Şehidi Ali İsmail Korkmaz'ın Ağabeyi Gürkan Korkmaz, Silvan'da 10 yaşında Mehmet Ezer'in polisin attığı gaz kapsülüyle vurulması hakkında açıklama yaptı. Gece Twitter'dan açıklama yapan Gürkan Korkmaz, “Ali İsmail hiç oy kullanmamış, Berkin'in bıyıkları terlememiş 10 yaşında #MehmetEzer ninni saatnde vurulmuş; Biz hala seçimden bahsediyoruz! Ayaklanmak, isyan etmek, tepki vermek için tape,kaset mi bekliyorsun daha? Çocuğu vurmuşlar henüz 10 yaşında! Uyan artık! #DirenMehmetEzer” iletilerini paylaştı.
Haziran Direnişi Şehidi Ali İsmail Korkmaz'ın Ağabeyi Gürkan Korkmaz, Silvan'da 10 yaşında Mehmet Ezer'in polisin attığı gaz kapsülüyle vurulması hakkında açıklama yaptı. Gece Twitter'dan açıklama yapan Gürkan Korkmaz, “Ali İsmail hiç oy kullanmamış, Berkin'in bıyıkları terlememiş 10 yaşında #MehmetEzer ninni saatnde vurulmuş; Biz hala seçimden bahsediyoruz! Ayaklanmak, isyan etmek, tepki vermek için tape,kaset mi bekliyorsun daha? Çocuğu vurmuşlar henüz 10 yaşında! Uyan artık! #DirenMehmetEzer” iletilerini paylaştı.
19 Mart 2014 Çarşamba
Polisten itfaiyeli pankart avı!
Edirne'de polis, binadan sarkıtılan pankart sebebiyle izinsiz olarak TKP İlçe binasını bastı ve itfaiye ile pankartı söktü. 3 kişi de gözaltına alındı.
SONER BAHADIR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bugün Edirne'de düzenleyeceği miting öncesi TKP İl binasına “Katil Tayyip Edirne'den defol” yazılı bir pankart asıldı. Bunun üzerine polisler çilingirle binaya girdi. TKP üyeleri, polise engel olmaya çalışırken bina dışında bekletilen itfaiye ekipleri afişi söktü.
Sözlü talimat almışlar
Parti Avukatı Aysel Tekerek'ten olayın gelişimi hakkında bilgi aldık. Savcılıktan yazılı talimat gelmeden hukuksuz bir uygulamanın yapıldığını söyleyen Avukat Tekerek, “Pankart asılınca itfaiye ile birlikte pankartı indirmek için geldiler. Yazılı bir karar yoktu. Sözlü talimat aldıklarını belirttiler. Biz de savcılıktan yazılı talimat gelmeden bina kapısını açmayacağımızı söyledik. Bunun üzerine çilingirle kapıyı açtılar ve 3 parti üyesini gözaltına aldılar. Olaydan bir saat sonra savcılıktan talimat geldi. Talimatta ise kamu görevlisine hakaret edildiği gerekçesiyle pankartın kaldırılması isteniyor” dedi.
Polisler dün de TKP Çanakkale İl Örgütü'nden sarkıtılan “Katil diktatöre boyun eğme” yazılı pankartı, İl Örgütü'nün çelik kapısını koçbaşı ile kırdıktan sonra kaldırmıştı.
SONER BAHADIR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bugün Edirne'de düzenleyeceği miting öncesi TKP İl binasına “Katil Tayyip Edirne'den defol” yazılı bir pankart asıldı. Bunun üzerine polisler çilingirle binaya girdi. TKP üyeleri, polise engel olmaya çalışırken bina dışında bekletilen itfaiye ekipleri afişi söktü.
Sözlü talimat almışlar
Parti Avukatı Aysel Tekerek'ten olayın gelişimi hakkında bilgi aldık. Savcılıktan yazılı talimat gelmeden hukuksuz bir uygulamanın yapıldığını söyleyen Avukat Tekerek, “Pankart asılınca itfaiye ile birlikte pankartı indirmek için geldiler. Yazılı bir karar yoktu. Sözlü talimat aldıklarını belirttiler. Biz de savcılıktan yazılı talimat gelmeden bina kapısını açmayacağımızı söyledik. Bunun üzerine çilingirle kapıyı açtılar ve 3 parti üyesini gözaltına aldılar. Olaydan bir saat sonra savcılıktan talimat geldi. Talimatta ise kamu görevlisine hakaret edildiği gerekçesiyle pankartın kaldırılması isteniyor” dedi.
Polisler dün de TKP Çanakkale İl Örgütü'nden sarkıtılan “Katil diktatöre boyun eğme” yazılı pankartı, İl Örgütü'nün çelik kapısını koçbaşı ile kırdıktan sonra kaldırmıştı.
22 Ekim 2013 Salı
Taksim’de ODTÜ saldırısı
ODTÜ’deki polis şiddetini protesto etmek için düzenlenen
eylemde 1 kişi beyin travması geçirirken, 18 kişinin gözaltına alındı.
SONER BAHADIR
ODTÜ’de yaşanan polis şiddeti, Taksim’de protesto edildi.
Galatasaray Meydanı’nda toplanan göstericiler, “Her yer ODTÜ, her yer direniş”,
“Diren ODTÜ, Taksim seninle”, “Katil polis üniversiteden defol” ve “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”
sloganları attı. Göstericilere polis önce dağılmaları yönünde ikazda
bulunduktan sonra biber gazı, plastik mermi ve tazyikli su ile müdahale etti. Polisin
göstericileri ara sokaklara sürmesiyle Beyoğlu’nun ara sokaklarında kovalamaca
yaşandı. Müdahale sırasında bir kişi beyin travması geçirerek hastaneye
kaldırılırken 18 gösterici de gözaltına alındı.
Eylem, polisin Galatasaray Meydanı’nı TOMA’lar ve çevik
kuvvet kalkanlarıyla ablukaya almasıyla sona erdi. 22.10 itibariyle polis Galatasaray Meydanı'nı terk etti. Eylemden yarım saat önce
Taksim’de elektriklerin kesilmesi ise büyük tepki çekti.
5 Mayıs 2013 Pazar
Deniz Gezmiş anmasına polis ablukası
TKP’nin Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı anısına
yapmak istedikleri yürüyüşe polis müdahale etti. Göstericilerden gözaltına
alınan olmazken bazı gazeteciler gözaltına alındı.
Türkiye Komünist Parti(TKP)’liler İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Beyoğlu İlçe
Binası önünde toplanarak Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilişleri anısına
bir yürüyüş yapmak istedi. Polis ise Bina önünde barikat kurdu. Göstericilerin
Bina önünde toplanmasıyla birlikte biber gazı ve tazyikli su ile göstericilere
müdahale edildi. Bu sırada Taksim Meydanı’nda bekleyen diğer TKP’li bir grup,
Bina önüne doğru gitti ve polis ile çatışma yaşandı. Polisin biber gazı ile müdahalesinden
göstericilerin yanı sıra şampiyonluk hazırlığı yapan Galatasaray taraftarları
ve yabancı turistler de etkilendi.
Göstericiler çatışma sırasında Taksim Meydanı’nda
toplandı. TKP Merkez Komite Üyesi Erkan, polis ile diyaloğa geçerek müdahaleyi
durdurmalarını isterken aynı zamanda yaklaşık 2 bin kişilik göstericilere de sakin olma çağrısında
bulundu. Polis ekipleri bu çağrıya rağmen göstericilere dağılma çağrısı yapıp
hemen gaz bombası ve tazyikli su ile göstericilere müdahale etti. Müdahale ile
birlikte polis ile göstericiler arasında kısa süreli bir çatışma daha yaşandı.
Çatışma sonrası gösterici grup geri çekildi ve dağıldı.
Soner Bahadır
19 Mart 2013 Salı
Mütalaa protestosuna gazla müdahale
TGB’nin Ergenekon Davası Mütalaası’nı protesto etmek için
düzenlediği eyleme polis biber gazı ile müdahale etti. Gazdan, TGB’lilerin yanı
sıra Ulusal Kanal Kameramanı İnanç Saraçoğlu da etkilendi.
Türkiye Gençlik Birliği üyeleri, protesto için otobüsle
AKP Beşiktaş İlçe Başkanlığı’na geldi. TGB’liler yolculuk yaptığı sırada polis
aracı da TGB’lilerin aracını takip etti. Bina önüne gelen TGB’liler binaya
girmek istediler fakat polis tarafından engellendiler. Engellemenin ardından
polis AKP binası önüne barikat çekti. TGB’liler AKP’yi ve polisi sloganlarla
protesto etti. Eylem sırasında “Emek, namus, vatan Silivri’ye bin selam”, “Ergenekon
yalanı Amerikan planı”, “Yeminler edildi yıkılacak Silivri”, “Mustafa Kemal’in
askerleriyiz” ve “Cumhuriyet Devrimi kazanacak” sloganları atıldı. Ayrıca Eski
Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, CHP
Milletvekili Mustafa Balbay, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, İşçi
Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ferit İlsever, Prof. Dr. Yalçın ve Atatürk’ün
isimleri sayılarak “burada!” denildi.
Sloganların ardından TGB Genel Başkanı Çağdaş Cengiz bir
konuşma yaptı. Cengiz, “Buraya gelirken bir polis kordonuyla geldik. Gelir
gelmez de bir barikat kuruldu. Gençlikten ne kadar korktukları ortada. Tabii
bunlar bizi korkutmuyor. AKP iktidarı suç işliyor. 18 Mart’ta Çanakkale Zaferi’nin
88. Yıl dönümünde AKP iktidarının atadığı F Tipi savcıların mütaalalarını
dinledik. Abdullah Öcalan’ın barış elçisi gibi sunulduğu bir ortamda
Genelkurmay Başkanı terör örgütü başı gibi gösteriliyor. Aralarında TGB Kurucu
Genel Başkanı Adnan Türkkan’ın da bulunduğu yurtseverlere müebbet hapis
istiyorlar. AKP’nin yıkılacağı günler yakındır” dedi.
Gazlı, tekmeli
müdahale
Konuşma devam ederken polis, trafiğin aksatıldığını öne
sürerek TGB’lilere biber gazıyla müdahale etti ve bazı TGB’lilere tekme attı.
Müdahale edilmesiyle birlikte arbede yaşandı. Sıkılan gazdan dolayı bazı TGB’lilerin
gözleri yaşardı ve fenalaştı. Gazdan etkilenen TGB’lilere arkadaşları limon
kullanarak ilk yardımda bulundu.
| Gazdan etkilenen Ulusal Kanal Kameramanı İnanç Saraçoğlu'na TGB'li gençler yardım etti. |
Basına gerçek saldırı
Polisin eyleme yaptığı gazlı müdahaleden Ulusal Kanal
Kameramanı İnanç Saraçoğlu da etkilendi. Saraçoğlu’nun gözleri yaşarırken, bir
süre gözlerini açamadı. TGB’liler Saraçoğlu’nun koluna girdiler ve limonla ilk
yardım gerçekleştirdi.
Soner Bahadır
4 Kasım 2012 Pazar
Aksaray'da gergin dakikalar
BDP'nin açlık grevi hakkında yapmak istediği basın açıklamasına polis biber gazıyla müdahale edince göstericilerle polis arasında çatışma çıktı. Yurttaşlar hem BDP'lilere hem de polise tepki gösterdi.
Barış ve Demokrasi Partisi, Milletvekilleri Aysel Tuğluk,
Abdullah Levent Tüzel, Sebahat Tuncel ve Sırrı Süreyya Önder’in de katılımıyla Aksaray
Metro Durağı’nın önünde cezaevlerindeki açlık grevleriyle ilgili bir basın
açıklaması yapmak istedi. Çevik Kuvvet, Özel Tim ve Trafik Polisi’nden oluşan
emniyet güçleri, Metro Durağı’nı barikatlarla çevirdi. Basın açıklamasına izin
verilmezken, milletvekillerinin de içinde bulunduğu gruba biber gazı atılması
sonucunda göstericiler ara sokaklara kaçtı. Aysel Tuğluk, polis müdahalesine
tepki gösterdi ve polis ekipleriyle tartıştı.
Göstericilerle polis arasındaki kovalamaca Metro Durağı,
Ziraat Bankası Aksaray Şubesi ve Fındıkzade arasındaki bölgeye yayıldı.
Kovalamaca sırasında göstericiler, Yusufpaşa Tramvay Durağı’nın cam
korkuluklarını kırarken, çöp bidonlarını da devirdi. Kovalamaca sırasında polis
sık sık göstericilere dağılmaları, aksi halde müdahale edecekleri uyarısında
bulundu. Uyarı üzerine göstericiler Samatya Sahili’ne doğru giderek dağıldılar.
Geniş güvenlik önlemleri
Basın açıklamasının yapılacağı Aksaray semtinde polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı gözlendi. Açıklama öncesi Ziraat Bankası Aksaray Şubesi önü, Yusufpaşa Tramvay Durağı'ndan Aksaray Metro Durağı'na giden sokağın girişi ve Adnan Menderes Bulvarı; panzerler, toplumsal olaylara müdahale araçları(toma) ve polis barikatlarıyla çevrildi.
İki tarafa da tepki vardı
Yaşanan olaylara yurttaşlar tepki gösterdi. Yurttaşların
bir kısmı BDP’yi ülkeyi karıştırmakla suçlarken, bir kısım yurttaş da polisin
sert müdahalesini eleştirerek sivil insanların gazdan yoğun etkilenişini
eleştirdi.
Soner Bahadır
30 Ekim 2012 Salı
Ulus Meydan Muharabesi
Ankara Ulus’taki Birinci Meclis önünde gerçekleşen Vatan
ve Cumhuriyet Buluşması, İkinci Cumhuriyet güçleri ile Kemalist Cumhuriyet
güçlerinin çatışmasına sahne oldu. İktidarın “provokasyon istihbaratı”nın ne
olduğu ise alana tazyikli su ve biber gazı sıkan panzerlere saldırıda
bulunmaması uyarısı yapan bir kadını doğrudan hedef alarak devirmesi gösterdi.
İllegal örgüt polis mi?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından “illegal örgütler” tarafından düzenlenmiş ilan edilen Cumhuriyet Bayramı kutlamaları
tam bir meydan muharebesini andırdı. Erdoğan’ın, Milliyetçi Hareket Partisi
Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi yanına alarak kesin bir dille duyurduğu provokasyon
istihbaratının odağı ise iktidar kontrolündeki polis olduğu ortaya çıktı. Bir
milyondan fazla kişiyi alana toplayan onlarca demokratik kitle örgütünün,
nedeni anlaşılmaz bir biçimde polisin alana tazyikli suyla ve biber gazıyla yaylım
ateşte bulunana kadar herhangi bir olağandışı davranışta bulunmaması, hatta müdahale sırasında kitleyi sakinleştirmeye çabalamaları, AKP ve MHP
tarafından provokasyon yapacağı günler öncesinden dillendirilen illegal
yapıların acaba devletin polis teşkilatı mı olduğu sorusunu aklıma getirdi.
Çelik hangi kutlamaları izledi?
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in Ankara’daki
kutlamalarla ilgili olarak “Polisin sağduyusuyla kimsenin burnu kanamamıştır”
açıklaması ile canlı yayında izlediğim kutlama görüntülerini yan yana koyunca “Acaba
Hüseyin Çelik hangi kutlamaları izledi?” sorusu aklıma geldi. Hakeza alandan
gelen görüntülerle Çelik’in sözleri birbirini tutmuyor.
CHP desteğe mecbur kaldı
Gençlik örgütleri dışında pek sokağa inmeyen CHP ise bu
seneki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına destek vermeye mecbur kaldı. Çünkü, CHP'nin bugüne kadar temsilcisi olarak gözüktüğü Kemalist siyasi mevzileri Yeni
CHP çok boş bıraktı. Yenileşme perspektifinde “demokrasi” ve “özgürlük”
kavramlarını rehber edinen ve bu konuda da yüzeysel açıklamalar yapmakla
yetinen CHP Genel Merkezi, bu boşluğu İşçi Partisi ve Türkiye Gençlik Birliği’nin
doldurabileceği tehdidini görünce bu yılki kutlamalara mecburen destek verdi.
Soner Bahadır
Etiketler:
29 Ekim Kutlamaları,
Birinci Meclis,
CHP,
Devlet Bahçeli,
Hüseyin Çelik,
illegal örgüt,
İP,
polis,
provokasyon,
Recep Tayyip Erdoğan,
Soner Bahadır,
TGB,
Vatan ve Cumhuriyet Buluşması
29 Ekim 2012 Pazartesi
"Cumhuriyet değil ,AKP yıkılacak"
Blog yazarımız Merve ÇOBAN Ankara ULUS Meydanından bildirdi.
Ankara Valiliği tarafından yasaklanan 29 Ekim kutlamaları Ankara Ulus Meydanında yüzbinlerin katılımıyla başladı. Tüm yasak ve engellemelere rağmen, ilk Meclis önünde buluşan binlerce yurttaş "Cumhuriyet değil, AKP yıkılacak" sloganları ile meydanlara akmaya başladı. Yürüyüşe Devlet Tiyatrosu Sanatçıları da yoğun katılımları ile destek verdi.
Cumhuriyet yürüyüşüne katılmak için vatanın dört bir yanından gelen grupları taşıyan araçlar sabahın ilk ışıkları ile Ankara girişinde kolluk kuvvetleri tarafından durdurulup çeşitli yıldırma ve püskürtme operasyonları başladı.
Yurdun çeşitli ilçelerinden gelen bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları birinci Meclis önünde buluşan grup ile yurttaşlar arasından ilk arbede yaşandı.Cadde girişinde girişinde durdurulan gruba, Rüzgarlı Caddesi, Çapa ve İnebolu sokaklarından alana girebilecekleri uyarıda bulunuldu. Yaşanan bu arbede de müdahele sert oldu. Polis tazyikli su ve biber gazı kullandı. Polisin orantısız müdahelesi sonucunda astım hastası olduğu öğrenilen bir vatandaş fenalaşarak hastaneye kaldırıldı.
Ulus Meydanına alınmayan başta CHP,İP,ADD, TGB ve TMMOB üyelerinden oluşan gruplar başta çeşitli engellemelere maruz bırakılarak Sıhhiye Meydanına doğru yönlendirildi. Yolda yürüyüşü provake eden kolluk kuvvetlere tepki gösteren bir kadın panzer altında kaldığı kaydedildi. Sürekli polis ablukası ve tacizi altında olan grup Ankara Sıhhıye Meydanı üzerinden Tandoğan'a çıktıktan sonra Anıtkabir'e çıktı. Yürüyüş, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün huzuruna çıkılmasının ardından sona erdi.
Cumhuriyet yürüyüşüne katılmak için vatanın dört bir yanından gelen grupları taşıyan araçlar sabahın ilk ışıkları ile Ankara girişinde kolluk kuvvetleri tarafından durdurulup çeşitli yıldırma ve püskürtme operasyonları başladı.
Yurdun çeşitli ilçelerinden gelen bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları birinci Meclis önünde buluşan grup ile yurttaşlar arasından ilk arbede yaşandı.Cadde girişinde girişinde durdurulan gruba, Rüzgarlı Caddesi, Çapa ve İnebolu sokaklarından alana girebilecekleri uyarıda bulunuldu. Yaşanan bu arbede de müdahele sert oldu. Polis tazyikli su ve biber gazı kullandı. Polisin orantısız müdahelesi sonucunda astım hastası olduğu öğrenilen bir vatandaş fenalaşarak hastaneye kaldırıldı.
Ulus Meydanına alınmayan başta CHP,İP,ADD, TGB ve TMMOB üyelerinden oluşan gruplar başta çeşitli engellemelere maruz bırakılarak Sıhhiye Meydanına doğru yönlendirildi. Yolda yürüyüşü provake eden kolluk kuvvetlere tepki gösteren bir kadın panzer altında kaldığı kaydedildi. Sürekli polis ablukası ve tacizi altında olan grup Ankara Sıhhıye Meydanı üzerinden Tandoğan'a çıktıktan sonra Anıtkabir'e çıktı. Yürüyüş, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün huzuruna çıkılmasının ardından sona erdi.
28 Ekim 2012 Pazar
29 Ekim’e barikat tutmadı
İstanbul Valiliği’nin düzenlediği resmi çelenk töreninde
Taksim Meydanı barikatlarla çevrildi. Halk bu engellemeyi tepkiyke karşılarken
CHP ve İP, barikatı yıkarak Meydan’a çelenk bıraktı. Oğuz Kaan Salıcı,
“Atatürk’ü kimden koruyorsunuz? Atatürk’ün korunması gereken sizlersiniz” dedi.
Resmi tören İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, 1.Ordu
Komutanı Orgeneral Ataman Yalçın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir
Topbaş ve Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın katılımıyla
gerçekleşti. Tören öncesi Meydan’ın polis barikatlarıyla çevrilmesi halkın
tepkisini çekti. DSP bayrağı taşıyan bir grup, Vali Mutlu Meydan’a giriş
yaparken “Şikayetçiyiz” diye bağırdıktan sonra “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”
sloganları attı. Sloganların ardından CHP ve İşçi Partisi(İP) üyeleri
çelenklerini alarak Meydan’a geldi ve polis barikatıyla karşılaştı. Gruplar
birleşerek “Cumhuriyet bizimdir, yasaklanamaz” sloganları attı.
“Bu tören çakma ve naylondur”
İstanbul Valiliği, 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın çelenklerinin konulduğu resmi törenin
ardından CHP, İP ve DSP üyelerinden oluşan grup “Baskılar bizi yıldıramaz”
sloganlarıyla polis barikatını aşarak Meydan’a girdi ve Cumhuriyet Anıtı önüne
çelenk bıraktı. Grup adına konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı
resmi töreni “Çakma ve naylon tören” olarak niteledi. Salıcı şunları söyledi:
“Burada bulunan güvenlik ekiplerine soruyorum: Atatürk’ü kimden koruyorsunuz?
Atatürk’ün korunması gereken sizlersiniz. Cumhuriyet, cumhur olduğu sürece bir
anlam taşır. Ne kadar yasaklamaya çalışırlarsa çalışsınlar bir sonraki resmi
törende daha kalabalık olarak buradayız.”
Soner Bahadır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













