Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi'nde Türk takımlarının aldığı sonuçlar, Vincenzo Montella'nın UEFA Uluslar A Ligi için söylediği “bu seviyelere alışık değiliz” sözünü doğrular nitelikteydi.
Türk kulüplerinin bu hafta Avrupa turnuvalarında gösterdiği performans ve aldığı sonuçlar, görevine son verilen A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella'nın “seviye” sözlerini akıllara getirdi. Baştan söylemek gerekirse Uluslar A Ligi'nde Türkiye'nin yaşadığı hezimette şahsen payı olduğunu düşündüğüm Vincenzo Montella ile yolların ayrılmasının doğru bir karar olduğu görüşündeyim.
Bu hafta Türk takımlarının hangi turnuvada nasıl sonuçlar aldığını hatırlayalım.
Şampiyonlar Ligi: Galatasaray 1 – 4 Barcelona
Galatasaray bu maça Başkan, teknik direktör ve futbol takımının büyük çoğunluğu konusunda istikrarlı bir yapıyla 4 yıldır Türkiye'de şampiyon olan ve bu sezonun da lideri olarak çıktı.
Barcelona ise Avrupa'nın ikinci büyük ligi olarak adlandırılabilecek İspanya La Liga'da 8 haftada bütün maçlarını toplam 34(maç başına 4.25) gol atıp, 27 averaj sahibi olarak geldi.
Bu maça Galatasaray, seyircisinin desteğiyle iyi başlayıp 1-0 öne geçti. Skorun verdiği avantajla hücumda fırsatlar bulan Galatasaray'ı 2 farkla öne geçiren gol ise ofsayt nedeniyle değer kazanmadı.
Galatasaray'ın nefesi rakibine ancak 1 devre yetebildi ve Barcelona ikinci yarıda “farkını” ortaya koyarak maçtan 4-1 galip ayrıldı. Barcelona şu anda Şampiyonlar Ligi'nde 1 gol farkla ikinci.)
Şampiyonlar Ligi: Aston Villa 6 – 0 Fenerbahçe
Fenerbahçe ise “Efsane Başkanı” Aziz Yıldırım'ın seçim vaadi olarak dile getirdiği üzere 18 sene sonra Şampiyonlar Ligi'nde gruplara kaldı. Kadrosunda Ederson, Guendouzzi, Kante ve Asencio gibi kaliteli isimler bulunan sarı lacivertliler bu sezon kadrosunu Ake, Greenwood ve Lukaku gibi yine üst düzey isimlerle güçlendirmişti.
Aston Villa ise Avrupa'nın en iyi futbol ligi olan İngiltere Premiere Lig'i geçen sezon dördüncü bitiren kadrosundan önemli isimleri kaybettiği için Fenerbahçe karşısına 20 takımlı Premiere Lig'de 16'ncı sırada ve konsantrasyonunu Şampiyonlar Ligi'ne çevirmiş bir halde çıktı.
Aston Villa, kendisinin bile beklemediği bir skorla sahadan 6-0 galip ayrıldı. (Aston Villa bu hafta itibarıyla Şampiyonlar Ligi'nde Barcelona ile aynı puan ve averaja sahip)
Avrupa Ligi: Hoffenheim 2 – 3 Beşiktaş
Beşiktaş da son 3 sezondur hem yönetim hem teknik direktör hem de saha içi sonuçları olarak kaotik bir süreçten geçmiş hem Süper Lig'de hem de Avrupa kupalarında yarıştan çok erken kopan bir vaziyetteydi. Bu sezon ise Sportif Direktör Önder Özen'in ortaya koyduğu futbol aklı ve bu akla uygun Teknik Direktör Vincenzo Italiano'nun “Avrupai” ve “modern” futbol anlayışı ile Beşiktaş hem Lig'de şampiyonluk için önemli adaylardan biri olduğunu gösterirken Avrupa Ligi için de umut veren bir duruma geldi. Yeni transfer Salih Özcan'ın, Orkun Kökçü'nün sahada kafasını rahatlatan ve performansını arttıran oyununun yanına Leo Trossard gibi Avrupa'nın önemli kanat oyuncularından biri ve Dusan Vlahoviç gibi yine Avrupa'nın önemli santraforlarından birinin eklenmesi siyah beyazlıları istim üzerinde bir takım haline getirdi.
Hoffenheim ise geçen sezon Almanya Bundesliga'yı 1 puan farkla beşinci sırada bitirmesine rağmen bu sezon 18 takımlı Bundesliga'da 17. sırada ve konsantrasyonunu Avrupa Ligi'ne çevirmiş durumda.
Beşiktaş; Salih Özcan, Vaclav Cerny ve Dusan Vlahoviç gibi takımın temel taşlarını rotasyona tabii tutup oynatmadığı için “alışılmış ölçüde” hegomonik futbolunu oynamasa da ve 1-0 öne geçtikten sonra rakibi 1-1'lik eşitliği yakalasa da “oyun kalitesini” ortaya koyarak deplasmandan galip ayrılmayı başardı. Beşiktaş, Avrupa Ligi'nde bu hafta itibarıyla önündeki üç takımla aynı puana sahip olmasına rağmen averaj farkıyla dördüncü sırada)
Konferans Ligi: Kups: 2 – 4 Trabzonspor
5 sezon önceki başarılı yapılanmanın şampiyonlukla sonuçlanmasının ardından bu başarının devam ettirilememesi ve istikrar sağlanamamasının ardından geçen sezon Fatih Tekke yönetiminde “scout ve teknik direktör takımı” olarak geçen sezon Süper Lig'de elde edilen üçüncülük ve Türkiye Kupası şampiyonluğu, bordo mavili camiada beklentiler artımıştı. Geçen sezon Onana, Muçi ve Onuachu gibi isimlerin öncülük ettiği kadroya Salah ve Fabinho gibi iki önde gelen futbolcu da dahil olmuş ve Fatih Tekke sonrası takımın başına gelen Thomas Reis'in ayağının tozuyla Galatasaray'ı 4-0 mağlup etmesinin ardından takımın kendisine olan güveni de oldukça artmış ve oynanan futbolun kalitesi Konferans Ligi için de umutları arttırmıştı.
Bordo mavililer deplasmanda farkı 3'e çıkarmanın rehavetiyle 10 dakika kadar tökezlemesine rağmen hem oyuncu kalitesi farkını hem de oyun gücü farkını mütevazı Finlandiya takımı karşısında göstererek sahadan galip ayrıldı.
UEFA'nın kulüp turnuvaları ile Uluslar Ligi seviyelerini şu şekilde eşleştirelim:
Şampiyonlar Ligi = A Ligi
Avrupa Ligi = B Ligi
Konferans Ligi = C Ligi
Montella ile yolların ayrılması çok doğru bir karar olsa da, bu hafta kulüplerimizin aldığı sonuçlara bakınca Uluslar A Ligi için “Bu seviyeye alışık değiliz” lafı ülke futbolumuzun mevcut durumu anlatması açısından pek de haksız sayılmaz sanki.
Şu anki durumumuz ülke futbolumuzun Avrupa Ligi / Uluslar B Ligi yarışmacısı bir düzeyde olduğunu gösteriyor...







.jpeg)