logo

provokasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
provokasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2014 Pazartesi

Ensonhaber'den belden aşağı 1 Mayıs saldırısı

Ensonhaber sitesi, Taksim'de DİSK'e yönelik polis saldırısı haberine "En seksi devrimci" başlığını attı.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu(DİSK), Taksim Hill Otel'de yaptığı toplantının ardından Gezi Parkı merdivenlerinde 1 Mayıs kutlamalarına ilişkin bir basın açıklaması yapacaktı. Çevik kuvvet ekipleri, toplantı sırasında Otel'i barikatlarla oteli çevreledi ve DİSK üyelerinin binadan çıkmasını engellemek istedi. Bunun üzerine toplantıya katılanlarla polis arasında arbede yaşandı. Bu sırada polisin biber gazı ve tazyikli suyla saldırması üzerine çatışma yaşandı.

















Olayı haberleştiren www.ensonhaber.com internet sitesi ise haberin görselinde kullandığı başlıkla DİSK'e yönelik çirkin bir saldırıda bulundu. Site, haber görselinde polis barıkatını aşmaya çalışan DİSK üyesi Arzu Başçı'yı kullandı.  Görselinde haber başlığında "En seksi devrimci" ifadesi yer aldı. Haberin kısa özetinde ise, "1 Mayıs'ta Taksim'i nasıl yakıp yıkarız provası" ifadesini kullandı.

Habere "sarışın" ayarı!

Site, haberin sosyal medyada tepki görmesi üzerine görselde düzenlemeye gitti. Site, "En seksi devrimci" ifadesini kaldırıp "Sarışın devrimci de gördük" ifadesini ekledi.

Aşçı'dan açıklama

Banu Aşçı, konuyla ilgili soL Haber Portalı'na konuştu. Aşçı konuyla ilgili olçarak,  "Çok çirkin, cinsiyetçi, tacizci, hedef alan bir başlık. Kadına bakış açılarını gösteriyor. Kadını direngen tavır içinde görmeye tahammülleri yok. Yandaş medyanın 1 mayıs öncesi yaptığı provokasyon çalışmalarıdır. Yasal işlem başlatacağız. Sendikam gereğini yapacak. Gerekli tavrı sergileyeceğiz" ifadelerini kullandı. 

30 Ekim 2012 Salı

Ulus Meydan Muharabesi


Ankara Ulus’taki Birinci Meclis önünde gerçekleşen Vatan ve Cumhuriyet Buluşması, İkinci Cumhuriyet güçleri ile Kemalist Cumhuriyet güçlerinin çatışmasına sahne oldu. İktidarın “provokasyon istihbaratı”nın ne olduğu ise alana tazyikli su ve biber gazı sıkan panzerlere saldırıda bulunmaması uyarısı yapan bir kadını doğrudan hedef alarak devirmesi gösterdi.

İllegal örgüt polis mi?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından “illegal örgütler” tarafından düzenlenmiş ilan edilen Cumhuriyet Bayramı kutlamaları tam bir meydan muharebesini andırdı. Erdoğan’ın, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi yanına alarak kesin bir dille duyurduğu provokasyon istihbaratının odağı ise iktidar kontrolündeki polis olduğu ortaya çıktı. Bir milyondan fazla kişiyi alana toplayan onlarca demokratik kitle örgütünün, nedeni anlaşılmaz bir biçimde polisin alana tazyikli suyla ve biber gazıyla yaylım ateşte bulunana kadar herhangi bir olağandışı davranışta bulunmaması, hatta müdahale sırasında kitleyi sakinleştirmeye çabalamaları, AKP ve MHP tarafından provokasyon yapacağı günler öncesinden dillendirilen illegal yapıların acaba devletin polis teşkilatı mı olduğu sorusunu aklıma getirdi.

Çelik hangi kutlamaları izledi?

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in Ankara’daki kutlamalarla ilgili olarak “Polisin sağduyusuyla kimsenin burnu kanamamıştır” açıklaması ile canlı yayında izlediğim kutlama görüntülerini yan yana koyunca “Acaba Hüseyin Çelik hangi kutlamaları izledi?” sorusu aklıma geldi. Hakeza alandan gelen görüntülerle Çelik’in sözleri birbirini tutmuyor.

CHP desteğe mecbur kaldı

Gençlik örgütleri dışında pek sokağa inmeyen CHP ise bu seneki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına destek vermeye mecbur kaldı. Çünkü, CHP'nin bugüne kadar temsilcisi olarak gözüktüğü Kemalist siyasi mevzileri Yeni CHP çok boş bıraktı. Yenileşme perspektifinde “demokrasi” ve “özgürlük” kavramlarını rehber edinen ve bu konuda da yüzeysel açıklamalar yapmakla yetinen CHP Genel Merkezi, bu boşluğu İşçi Partisi ve Türkiye Gençlik Birliği’nin doldurabileceği tehdidini görünce bu yılki kutlamalara mecburen destek verdi.

Soner Bahadır 

27 Ekim 2012 Cumartesi

MHP’den 29 Ekim’de “provokasyon” iddiası


MHP İstanbul İl Başkanlığı’nın Devlet Bahçeli ve birçok Parti Yönetim Kurulu üyesinin katılımıyla gerçekleştirdiği Kurban Bayramı bayramlaşmasında Ankara’daki 29 Ekim yürüyüşünü “marjinal grupların” provoke edeceği öne sürüldü.

Grand Cevahir Konferans Merkezi’nde düzenlenen törende konuşma yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türklüğün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin saldırı altında olduğu vurgusunu yaptı. Bu vurgu akıllara Bahçeli’nin Ankara’da yapılacak 29 Ekim Yürüyüşü’ne destek vermenin kriz yaratacağı yönündeki açıklamayı getirdi.

"Marjinal gruplar provokasyon yaratacak"

Konu hakkında görüştüğümüz MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan ise, 29 Ekim’in bütün milletin bayramı olduğunu, kendisinin de yürüyüşe katılacağını fakat bazı marjinal grupların yürüyüşü provoke edeceğinden emin olduğunu söyledi. Türkkan, “O yürüyüşe katılan bazı marjinal grupların provokasyon yaratacağını göreceğiz. Yoksa Cumhuriyet Bayramı evde, sokakta, her yerde kutlanır. Cumhuriyet bu milletin ortak değeri. Onu kutlamayı engelleyecek olanlar cumhuriyetin açtığı yolda boğulurlar” açıklamasında bulundu.

“Yürüyüşü düzenler terör provokasyonlarını engelleyemezler”

Törenin ardından açıklamalarına Twitter hesabı üzerinden devam eden Türkkan, Bahçeli ile yaptığını belirttiği görüşmeyi aktardı. Türkkan’a göre Bahçeli şunları söyledi: "Önemli bir kısmı Marksist ve Leninist unsurlarca sevk ve idare edilen STK’lar ve CHP'nin sahiplendiği bir yürüyüşte biz olmayız. Bu yürüyüşü düzenleyenlerin hiçbiri, bu yürüyüşe sızacak olan terör örgütü mensuplarının provokasyonları ile başa çıkabilecek durumda değil. Geçmişte benzer bir şekilde düzenlenen Cumhuriyet Mitingleri'ne de katılmadığımız hatırlanırsa, duruşumuzda bir değişiklik olmadığı görülür. Her şeyi ile bölünen bir ülkede Cumhuriyet'in kutlamalarını da bölmeyi uygun görmem. Milletimizle birlikte, her yıl olduğu gibi bu yıl da Cumhuriyet'i kutlayacağız hem de daha da büyük bir coşku ile. AKP ve CHP, bölücülük konusunda birbirlerinin değirmenlerine su taşıyorlar."

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise, bu yürüyüşün Türk milletini cumhuriyet ekseninde kutuplaşmayı amaçladığını iddia etti. Vural, “Cumhuriyet Bayramı, Türk milletinin bayramıdır. Milletin bayramını ayrışma sebebi yapanlara, milleti cumhuriyet ekseninde kutuplaştırmaya karşı MHP kucaklayıcı olacaktır” açıklamasını yaptı.

Soner Bahadır