Sabah Yazarı Engin Ardıç, AKP'nin 1 Mayıs'ta Taksim'e çıkılmaması için yaptığı sıkıyönetim uygulamalarını, Haziran Direnişi'ni bahane ederek savundu.
Engin Ardıç'ın Sabah'taki köşesinde bugün "Anlama özürlüler" başlıklı bir yazı yer aldı. Yazıda, 1 Mayıs için uygulanan Taksim yasağını eleştirenler, "anlama özürlü" olarak tanımlandı.
Ardıç'ın hedefinde, 2010-2012 yılları arasında Taksim Meydanı'nın 1 Mayıs'a açılmış olması hatırlatılarak AKP'nin Taksim Meydanı'nı 2013 yılından itibaren 1 Mayıs'a yasaklanmasına yönelik eleştiriler vardı.
NE OLACAK, GEZİ OLDU!
Ardıç bu konuda, "1 Mayıs geldi geçti (üç gün sonra unutulacaktır), bazı kişiler hükümetin Taksim Meydanı'nı niçin kapattığını anlayamıyorlarmış. Niçin böyle olmuş? Ne olmuş da böyle olmuş? Birkaç yıl önce Taksim'i 1 Mayıs törenlerine açan hükümet şimdi niçin kapatıyormuş? Ne olacak, Gezi oldu. 1977 olaylarından sonra meydan niçin ve nasıl kapatıldıysa, 2013 ayaklanmasından sonra da öyle ve onun için kapatıldı. Çünkü her iki arbede de ölümlerle sonuçlandı. Üstelik 2013 ayaklanması milyar lira zarar ziyana da yol açtı" ifadelerini kullandı.
1 Mayıs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Mayıs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Mayıs 2015 Pazartesi
29 Nisan 2014 Salı
“Meydan tartışmaları” ve işçilerin talepleri
İki yıldır İstanbul'daki 1 Mayıs kutlamaları "meydan
tartışmaları"na sahne oluyor. Tartışmaların odağında ise doğal olarak
Taksim Meydanı yer alıyor.
Geçen yıl AKP, Taksim Meydanı'nda meydan düzenlemesi
projesi yüzünden devam eden inşaatı bahane ederek Taksim'in kitlesel bir miting
yapılabilecek ortama sahip olmadığını öne sürmüş ve Taksim'de 1 Mayıs
kutlamasına izin vermemişti. "Halkının sağlığını ve güvenliğini
düşünen" AKP; Unkapanı, Şişli ve Beşiktaş'tan başlayarak Taksim'e çıkan
yolları Çevik Kuvvet barikatlarıyla kapatmış, Taksim'i ise gece saatlerinden
başlayarak demir bariyerlerle kafeslemişti. Bu üç koldan Taksim'e çıkmaya
çalışan bütün demokratik kitle örgütlerine ise hedef gözeterek biber gazı
kapsülü, plastik mermi ve tazyikli suyla ölümüne bir saldırı
gerçekleştirilmişti.
![]() |
| TKP, 1 Mayıs 2013'te Kadıköy'de kutlama düzenlemişti |
TKP'nin geçen yılki Kadıköy çağrısı
Bu koşullarda gerçekleşeceği gün gibi ortada olan 2013
yılı 1 Mayıs kutlamaları öncesi ise Türkiye Komünist Partisi(TKP)'nden
beklenmedik ve garip bir Kadıköy'de kutlama çağrısı geldi. TKP bu çağrısının
gerekçesini, "Ülkemizde başka birçok ülkeden daha fazla önemsenen ve
etkisi olan 1 Mayıslarda büyük bir toplumsal enerjinin belirsizliğe ve alan
fetişizmine terk edilmesi üzücüdür" diyerek açıklamıştır.
TKP'den konuyla ilgili yapılan açıklamada bu girizgahın
ardından şu ifadelere yer verilmişti:
"Kaldı ki bu yıl Taksim, iktidarın 'kentsel dönüşüm'
adı altında her yerde başlattığı kapsamlı saldırı nedeniyle kitlesel bir miting
için çok da uygun bir alan olmaktan çıkmıştı. Hep birlikte bu saldırıyı
püskürtememiş olmamız, üzerinde durulması gereken başka bir sıkıntıdır.
Kuşkusuz Muammer Güler’in daha önce yapmış olduğu açıklamayla çelişerek 'Taksim’de
miting yok' demesinin altında teknik değil, siyasi nedenler bulunmaktadır. Bazı
düzenlemeler yapılarak mitingin sağlıklı bir biçimde yapılmasının koşulları her
durumda yaratılabilir. Ancak hükümet de 1 Mayıs’ın alan tartışmasıyla geçmesini
tercih etmektedir.Türkiye Komünist Partisi ise bir kez daha içerikten yoksun
bir 'alan inatlaşması'nın parçası olmamaya kararlıdır."
TKP'nin 1 Mayıs kutlamaları açısından Taksim Meydanı'nın
tarihsel öneminden ve sembolik anlamından uzak bu açıklamasını o günden bugüne
kıyasıya eleştirdiğime TKP'li arkadaşlarım çokça kez şahit olmuştur. Bu
açıklamayı yaptıkları günden itibaren kendilerine de ilettiğim itirazım, bu
tavrın yarın Kadıköy'ün de kaybedilmesine yol açacağı, bunun yavaş yavaş önce
İstanbul'da sonra Türkiye'de 1 Mayıs kutlamasının yasaklanmasına giden bir yolu
açacağıydı.
Malesef ki bu tespitimde haklı çıktım. Recep Tayyip
Erdoğan, 22 Nisan tarihli TBMM Grup konuşmasında bu yıl Kadıköy'e verilen 1
Mayıs kutlaması izninin de son izin olduğu, 2015'ten itibaren Kadıköy'de de 1
Mayıs kutlanmasına izin vermeyeceklerini açıkladı.
TKP'nin, gerek 5 Mayıs 2013 günü İstikal Caddesi'nde ve
Taksim Meydanı'nda polise attığı "meydan dayağı" ile gerekse bu yıl 1
Mayıs kutlamarı için Taksim'e çağrı yapmasından, bu tarihi hatadan net bir
biçimde vazgeçtiği anlaşılıyor.
Bu yıl da Türk-İş
Fakat bu yolu bu yıl da Türkiye İşçi Sendikaları
Konfederasyonu(Türk-İş) sürdürüyor. Hem de geçen yıl TKP'nin yaptığı
açıklamanın neredeyse aynısını yaparak. Konu hakkında 18 Nisan'da Aydınlık'a
konuşan Türk-İş Genel Sekreteri Pevrul Kavlak, "Her yıl yapılan bu alan
tartışmaları, çok önemli sorunlarımızın gölgelenmesine, gündem dışı kalmasına
neden oluyor. Alan öne çıkıyor, sorunlar onun gerisinde kalıyor" şeklinde
konuştu.
![]() |
| 1 Mayıs 2009'da Taksim'e çıkmak için verilen mücadele sonucu Kazancı Yokuşu'ndan polis barikatını aşarak Taksim'e giren emekçiler |
1 Mayıs ve Taksim
Öncelikle Taksim Meydanı, gerek işçi sınıfı ve toplumsal
mücadele tarihi, gerekse bu mücadelelerin en kitlesel ve vurucu olduğu 1 Mayıs
kutlamaları tarihi açısından olsun asla sadece bir "alan" ya da
"meydan" olarak algılanamaz. Taksim dediğimiz zaman aklımıza gelen
ilk şey 1 Mayıs'tır. 1 Mayıs dediğimiz zaman da ilk aklımıza gelen şey Taksim
Meydanı'dır. Türkiye'de başka böyle bir alan yoktur.
Bunun yanı sıra 1 Mayıs 1977'te uluslarası sermayenin
komplosu sonucu yaşamını yitiren emek mücadelesi şehitlerine karşı da bugün
aynı mücadeleyi sürdürenlerin bir boyun borcu vardır. Bundan 37 yıl önce
işçilerin kanının dökülmesiyle aklımıza "1 Mayıs Meydanı" olarak
kazınan Taksim Meydanı, aynı komployu düzenleyen odakların temsilcilerinin
keyfi yasaklamalarına esir edilemez. Bu tavır, mücadelemizin şehitlerinin
kemiklerini sızlatmaktan başka birşeye yaramayacaktır.
Kendi taleplerini, kendi kanıyla sulayarak kazandığı ve
tarihe kazıdığı kendi Meydanı'ndan haykıramayan işçinin talebini ise kimse
dinlemez!
Soner Bahadır
21 Nisan 2014 Pazartesi
Sapık yandaşlar o görseli kaldırmak zorunda kaldı!
Ensonhaber, DİSK'in Taksim'deki 1 Mayıs toplantısına yönelik polis müdahalesi haberinde kullandığı sapıkça görseli tepkiler üzerine kaldırmak zorunda kaldı. Site ayrıca haberi manşetlerinde de kaldırdı.
Yandaş haber sitesi, DİSK Üyesi Arzu Başçı'yı haber fotoğrafında kullanmış, haberin başlığına da "En seksi devrimci" şeklinde başlık atmıştı. Halkın sosyal medyadan gelen tepkileri üzerine 2 kez haber başlığını değiştiren site, tepkilerin dinmemesi üzerine o haber görselini kaldırmak zorunda kaldı. Site ayrıca haberi, manşetlerinden de çıkarttı.
Yandaş haber sitesi, DİSK Üyesi Arzu Başçı'yı haber fotoğrafında kullanmış, haberin başlığına da "En seksi devrimci" şeklinde başlık atmıştı. Halkın sosyal medyadan gelen tepkileri üzerine 2 kez haber başlığını değiştiren site, tepkilerin dinmemesi üzerine o haber görselini kaldırmak zorunda kaldı. Site ayrıca haberi, manşetlerinden de çıkarttı.
Ensonhaber'den belden aşağı 1 Mayıs saldırısı
Ensonhaber sitesi, Taksim'de DİSK'e yönelik polis saldırısı haberine "En seksi devrimci" başlığını attı.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu(DİSK), Taksim Hill Otel'de yaptığı toplantının ardından Gezi Parkı merdivenlerinde 1 Mayıs kutlamalarına ilişkin bir basın açıklaması yapacaktı. Çevik kuvvet ekipleri, toplantı sırasında Otel'i barikatlarla oteli çevreledi ve DİSK üyelerinin binadan çıkmasını engellemek istedi. Bunun üzerine toplantıya katılanlarla polis arasında arbede yaşandı. Bu sırada polisin biber gazı ve tazyikli suyla saldırması üzerine çatışma yaşandı.

Olayı haberleştiren www.ensonhaber.com internet sitesi ise haberin görselinde kullandığı başlıkla DİSK'e yönelik çirkin bir saldırıda bulundu. Site, haber görselinde polis barıkatını aşmaya çalışan DİSK üyesi Arzu Başçı'yı kullandı. Görselinde haber başlığında "En seksi devrimci" ifadesi yer aldı. Haberin kısa özetinde ise, "1 Mayıs'ta Taksim'i nasıl yakıp yıkarız provası" ifadesini kullandı.
Habere "sarışın" ayarı!
Site, haberin sosyal medyada tepki görmesi üzerine görselde düzenlemeye gitti. Site, "En seksi devrimci" ifadesini kaldırıp "Sarışın devrimci de gördük" ifadesini ekledi.
Aşçı'dan açıklama
Banu Aşçı, konuyla ilgili soL Haber Portalı'na konuştu. Aşçı konuyla ilgili olçarak, "Çok çirkin, cinsiyetçi, tacizci, hedef alan bir başlık. Kadına bakış açılarını gösteriyor. Kadını direngen tavır içinde görmeye tahammülleri yok. Yandaş medyanın 1 mayıs öncesi yaptığı provokasyon çalışmalarıdır. Yasal işlem başlatacağız. Sendikam gereğini yapacak. Gerekli tavrı sergileyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu(DİSK), Taksim Hill Otel'de yaptığı toplantının ardından Gezi Parkı merdivenlerinde 1 Mayıs kutlamalarına ilişkin bir basın açıklaması yapacaktı. Çevik kuvvet ekipleri, toplantı sırasında Otel'i barikatlarla oteli çevreledi ve DİSK üyelerinin binadan çıkmasını engellemek istedi. Bunun üzerine toplantıya katılanlarla polis arasında arbede yaşandı. Bu sırada polisin biber gazı ve tazyikli suyla saldırması üzerine çatışma yaşandı.

Olayı haberleştiren www.ensonhaber.com internet sitesi ise haberin görselinde kullandığı başlıkla DİSK'e yönelik çirkin bir saldırıda bulundu. Site, haber görselinde polis barıkatını aşmaya çalışan DİSK üyesi Arzu Başçı'yı kullandı. Görselinde haber başlığında "En seksi devrimci" ifadesi yer aldı. Haberin kısa özetinde ise, "1 Mayıs'ta Taksim'i nasıl yakıp yıkarız provası" ifadesini kullandı.
Habere "sarışın" ayarı!
Site, haberin sosyal medyada tepki görmesi üzerine görselde düzenlemeye gitti. Site, "En seksi devrimci" ifadesini kaldırıp "Sarışın devrimci de gördük" ifadesini ekledi.
Aşçı'dan açıklama
Banu Aşçı, konuyla ilgili soL Haber Portalı'na konuştu. Aşçı konuyla ilgili olçarak, "Çok çirkin, cinsiyetçi, tacizci, hedef alan bir başlık. Kadına bakış açılarını gösteriyor. Kadını direngen tavır içinde görmeye tahammülleri yok. Yandaş medyanın 1 mayıs öncesi yaptığı provokasyon çalışmalarıdır. Yasal işlem başlatacağız. Sendikam gereğini yapacak. Gerekli tavrı sergileyeceğiz" ifadelerini kullandı.
29 Nisan 2013 Pazartesi
DÜNDEN BUGÜNE TÜRKİYE'DE 1 MAYIS -1-
Osmanlı döneminden tutunda Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bugününe dek hemen hemen her 1 Mayıs olaylı bir şekilde gündeme geldi. İşçi Bayramı dünyanın diğer ülkelerinden farklı olarak Türkiye'de polis devletinin uyguladığı orantısız şiddet, gözaltılar, işkenceler ve ölümlerle gazetelerin manşetlerine taşındı. Dünya İşçi Bayramı 1 Mayıs çoğu zaman iktidarlarca inkar edildi ve adına "Bahar ve Çiçek Bayramı" denildi. Sözüm ona Bahar ve Çicek Bayramı ile işçilere önceleri ücretsiz izin, sonrasında sendika ve meslek örgütlerinin baskıları ile ücretli izine çevrilerek bugünün bir maske altında içi boşaltılmaya çalışıldı. Daha sonrasında 1960 Anayasasının getirdiği demokratik ve özgürlükçü haklar doğrultusunda öncesinde çeşitli nitelemeler ile asimile edilmeye çalışılan işçi bayramı başta Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) olmak üzere ülkedeki diğer konfederasyonlarının alanlarda verdiği çetin mücadeleler sonucu kazanıldı. Özelikle bu anlamda 1977 1 Mayıs olayları ve sonra ki yıllardaki işçi sınıfının kararlı ve dik duruşu sayesinde 1923'lerde olduğu gibi 1 Mayıs hak ettiği kimliğine tekrar kavuştu. Dilerseniz burada konuyu daha fazla dallandırıp budaklamadan 1 Mayıs İşçi Bayramı'nı 1909 yılından 2013 yılına kadar verilen mücadelere kısaca bir değinelim;
1909'da Üsküp ve Selanikte kutlandı. Selanik'te Rum, Türk, Yahudi ve Bulgar işçiler kol kola yürüdüler. Dört dilde yayımlanan ortak 1 Mayıs bildirisinde, herkese seçme ve seçilme hakkı ve emeği koruyacak yasaların çıkarılması istendi.
1910 ve 1911'de yine işçiler 1 Mayıs'ta yine meydanlardaydı. İstanbuldaki ilk 1 Mayıs kutlması 1912 yılında Pangaltı'da gerçekleştirildi. Bu tarihten bir yıl sonra 1913'te 1 Mayıs kutlamaları yasaklandı.
1921'de Tersane işçileri işgal altındaki İstanbul'da 1 Mayıs'ı kutladı. İştirakçı Hilmi Önderliğinde Halk İştirakkiyun Fırkası'nın düzenlediği 1 Mayıs'a işçiler kızıl Kasımpaşa'dan Şişli Hürriyet-i Ebediye Tepesine kadar yürüdüler. 1923'te İstanbul'da tütün işçileri, askeri fabrika çalışanları ve demiryolu işçileri, fırıncılar, İETT çalışanları 1 Mayıs'ı sokakta kutladılar. "Yabancı şirketlere el konulsun", "Sekiz saatlik iş günü", "Serbest sendika ve grev hakkı" pankartlarını taşıdılar.
1924'te 1 Mayıs, Amele bayramı olarak kutlandı. 1925 yılında, iki yıl önce kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Takrir-i Sükun kanunu ile her türlü gösteri ve yürüyüş yasaklandı. 1 Mayıslar kitlesel olara kutlanamaz hale geldi. Bu durum oldukça uzun bir süre devam etti. 1935'te 1 Mayıs, "Bahar ve Çiçek Bayramı" adı altından işçilere ücretsiz izin verilerek genel tatil edildi. 1951'de 1 Mayıs'ta işçilere tatilde yarım yevmiye ödenmesi kabul edildi. 1956'da 1 Mayıs'ta işçilere tam yevmiye verilmesi kararlaştırıldı.
1976'da 1 Mayıs 50 yıllık aradan sonra tekrar sokağa çıkarak özgürleşti. ve Taksim Meydanı'nda büyük bir miting yapıldı. DİSK'in düzünlediği 1976 1 Mayıs'ı Türkiye'de kitlesel 1 Mayıs kutlamalarının başlangıcı oldu.
1977'de yine DİSK tarafından Taksim Meydanı'nda düzenlenen 1 Mayıs mitingine 500bine yakın işçi ve emekçi katılmıştı. Akşam 7'yi biraz geçe alana giriş sürerken, Sular idaresi binasının üzerinden ve İntercontinental Oteli'nden emekçilerin üzerine ateş açıldı. Çok sayıda emekçi ve sosyalist 1977 1 Mayıs katliamınında kaç kişinin hayatını kaybettiği halen tam olarak belirlenemedi.1978'de 1 yıl önceki katliama provakasyona rağmen 1 Mayıs'ta yüzbinler yine Taksim Meydanı'nda idi. Bu kez işçi örgütleri ve siyasi partiler alanın güvenliğini kendileri sağlamış ve böylece bir başka provakosyona izin vermemişlerdi. 1979'da İstanbul'da 1 Mayıs kutlamaları yasaklandı ve sokağa çıkma yasağı getirildi. 1 Mayıs'ta İstanbul'da 1 Mayıs için sokağa çıkan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Behice Boran ve 330 TİP'li 6 Mayıs'ta tutuklandı. Disk'e bağlı bir grup sendika ise İzmir'de "İzinli" 1 Mayıs kutlamalarına katıldı.
1980'de, 12 darbesinden önce son "yasal" 1 Mayıs kutlamaları yapıldı. Sıkıyönetim altındaki İstanbul, Ankara ve İzmir'de gösteriler yasaklandı. Disk Mersin'de "İzinli" 1 Mayıs kutlaması yaptı. 12 Eylül Askeri darbesinden sonra, 1981'de Milli Güvenlik Kurulu (MGK) o zamana kadar "Bahar Bayramı" adıyla resmi tatil günü olan 1 Mayıs'ı çalışma günü olarak ilan etti.
1987'de Genel Hizmet İş ve Last Petkim-İŞ'in bildirimiyle, 1980 sonraı ilk resmi bildirimli ve kitlesel 1 Mayıs kutlaması kapalı salonda İstanbul Emek Sineması'nda yapıldı. 1988'de "1 Mayıs salonlarda değil, alanlarda kutlanmalıdır" sloganı ile 1 Mayıs'ı alanlarda kutlama düşüncesi çeşitli sosyalist dergilerden oluşan Dergiler Platformu'na önerildi ve kabul edildi. 1 Mayıs'ta binlerce kişi "10 yıl sonra 1 Mayıs'ı, 1 Mayıs Alanı'nda" kutlamak için Taksim Meydanı'na yürüdü. Polis kuşatmasına rağmen işçiler Taksim'e girdiler. Bu olayın aradından yüzlerce sosyalist emekçi işçi gözaltına alındı.
1989 yılında İstanbul'da 1 Mayıs'ı İstiklal Caddesinden yürüyüp Taksim Meydanı'nda kutlamak isteyen 2bin kişilik grup polis tarafından dağıtıldı. Olaylar sırasında alnından vurulan Mehmet Akif Dalcı hayatını kaybetti. 400'ün üzerinde emekçi gözaltına alındı.
Devamı gelecek....
Gökhan ÇELİK
15 Şubat 2013 Cuma
“Taksim kızıldır kızıl kalacak”
Sendika ve meslek örgütleri tarafından Taksim Meydanı’nın
1 Mayıs kutlama alanı olarak kalması talebiyle düzenlenen eylemde “Taksim
kızıldır, kızıl kalacak” sloganları atıldı.
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından düzenlenen eylem,
Galatasaray Meydanı’ndan Taksim Meydanı’na kadar yapılan yürüyüşle başladı.
Yürüyüşe; Taksim Dayanışması, Yeşiller ve Sol Gelecek, Kaldıraç, Proleter
Devrimci Duruş, Devrimci Öğrenci Birliği, Sürekli Devrim Hareketi, Emek
Partisi, Halkevleri ve HKP destek verdi. Eyleme katılanlar arasında CHP
İstanbul Milletvekili Kadir Öğüt, KESK Genel Sekreteri Lami Özgen, DİSK Genel
Başkanı Erol Ekici ve Mühendis Cem Tüzün de yer aldı. Yürüyüş sırasında,
“Emekçinin alanı Taksim Meydanı”, “Taksim Meydanı emeğindir”, “AKP elini
Taksim’den çek”, “Taksim 1 Mayıs alanıdır”, “1 Mayıs’ta 1 Mayıs alanındayız”
sloganları atıldı.
Yürüyüşün ardından bir basın açıklaması yapan TMMOB Başkanı
Mehmet Soğancı, “Unutulmamalıdır ki Taksim Meydanı, 1976’dan bu yana her türlü
yasağı, engellemeye ve katliamlara karşı yıllar süren kararlı mücadelemizle 1
Mayıs alanı olarak simgelenmiştir. Şimdi demokrasi ile örtüşmeyen bu akılldışı
uygulama ile 1 Mayıs alanımız elimizden alınarak toplumsal hafızadan silinmeye
zorlanmaktadır. Ancak bu niyetlere seyirci kalmayacağımızı bilinmesi gerekir.
Taksim 1 Mayıs alanımızdır” dedi.
DİSK Başkanı Erol Ekici ise, bütün engelleri aşarak ve
baskılara boyun eğmeyerek bu yılda 1 Mayıs'ta Taksim'e çıkacaklarını kaydetti.
KESK Genel Başkanı Lami Özgen ise,
"Taksim Meydanı bizlere ezilenlerin, bu meydanda şehit düşenlerin
mirasıdır. Bizler bu mirasa ve sahip çıkacağız dedi"
Soner Bahadır & Gökhan Çelik
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








