logo

İlker Yücel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İlker Yücel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Direnen basın Koşuyolu’nda buluştu

Koşuyolu Forumu’na davet edilen direnen basın kurumlarının temsilcileri Gezi Direnişi’nin muhalefeti bir araya getirdiğini ve yeni bir toplum yarattığını söyledi.

İstanbul Kadıköy’deki Koşuyolu Parkı’nda dün akşam yapılan foruma Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İlker Yücel, Yurt Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, OdaTV Haber Müdürü Barış Terkoğlu, BirGün Gazetesi Yazıişleri Müdür Barış İnce ve soL Gazetesi Yazıişleri Kurulu Üyesi Alper Birdal konuşmacı olarak katıldı. Panelde yapılan konuşmalarda medyanın AKP tarafından baskı ve mali operasyonlarla ele geçirildiği ve medya eliyle halkın algısının kontrol edildiği söylendi. Panelde ayrıca Gezi eylemiyle birlikte Türk bayrağının emperyalist gericiliğin elinden alınarak devrimcilerin eline geçtiği belirtildi.

“Çadırların iktidarını kuracağız”

İlker Yücel, konuşmasına Armutlu’da direnen gençlerin selamını ileterek başladı. İlker Yücel, Direniş’ten önce herkesin kendi dar çevresine göre hareket ettiğini, Direniş’in bu durumu değiştirdiğini vurguladı. Yücel, “Halk sistemin dışına çıktı. Sistemin dışı TBMM’nin dışıdır. Halkımız son bir yılda Silivri’de, 19 Mayıs’ta, 29 Ekim’de, 10 Kasım’da, 13 Aralık’ta ve 8 Nisan’da direnişi başlatmıştı. Halkımız bir ayağını direnişe atmıştı. Son bir ayda diğer ayağını da attı. Kendi dar çevremize sıkışmadığımız sürece alternatif bir muhalefet odağı yaratırız. Silivri’de, Tahrir Meydanı’nda, Gezi Parkı’nda çadırlar vardı. Biz çadırların iktidarını kuracağız” dedi.

“Gezi bütün dengerleri dağıttı”

Merdan Yanardağ, Gezi Direnişi’nin bütün siyasi dengeleri altüst ettiğini söyledi. Medyanın ele geçirilerek halkın algısının yönetildiğini vurgulayan Yanardağ, “Mısır’da 33 milyon insan sokağa çıkıyor. Ordu yönetime el koydu diye darbe deniyor. Mısır hareketinin lideri ‘Ordu bizim taleplerimize boyun eğdi’ diyor fakat bu müdahaleyi 12 Eylül ile bir tutan arkadaşlarımız var medyada. Mısır’da ordu geleneksel Amerikancı bir yapıya sahiptir. İktidar blokunun önemli bir parçasıdır. Bu hareketin gerçek bir devrim olmaması için devreye girmiştir. Fakat onu buna mecbur bırakan bir halk hareketi var” şeklinde konuştu.  

“Bütün ezilmişler bir araya geldi”

Barış Terkoğlu, Gezi Direnişi’nin bütün ezilmişleri bir araya getirdiğini belirtti. Terkoğlu şunları söyledi: “İki gazetede birden yazarlık yapan Başbakan Danışmanı Yalçın Akdoğan, 20 gazetenin doğal genel yayın yönetmenidir. Çünkü Yalçın Akdoğan bir gazetede istemediği bir şey gördüğü zaman genel yayın yönetmenini yanına çağırıp uyarabiliyor. Boston’da 2-3 kişi mi ne öldü. Günlerce yayın yaptılar ama 53 kişinin öldüğü Reyhanlı’yı yazamayan bir medya yarattılar.”

“Emperyalizm, sosyalizm olmadan yenilemez”

Alper Birdal, Türk bayrağını direnişçilerin elinde görmekten gurur duyduğunu söyledi. Birdal, “Türk bayrağı, 30 yıldır görmediğimiz şekilde karşımızda dalgalanıyor. Bundan gurur duyuyoruz. Fakat 1920’lerin Türkiyesinde yaşamıyoruz. Emperyalizmin gerici saldırıları bakımından benzerlikler var. Fakat bugün kurmak istediğimiz Türkiye’nin sosyalizm eksenli olması şarttır. Bu gericilik, sosyalizm olmadan yenilemez” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de 1950’den beri faşizm var”

Panelin son konuşmacısı Barış İnce ise, faşizmin batıda kapitalizmin sıkıştığı belli dönemleri aşmak için kullandığı dönemsel bir olgu olduğunu, Türkiye’de ise 1950’den beri devam eden bir süreç olduğunu söyledi. Müzakere sürecine değinen İnce, “Kürt sorununda bir barış kelimesidir gidiyor. Barış en önemsediğimiz kavramlardan biridir. Fakat biz yıllar önce ‘Tek yol barış’ diye bir manşet attığımızda ne bölücülüğümüz kaldı ne teröristliğimiz. Siz barışı bir lütuf gibi verirseniz buna karşı çıkarız” sözlerini sarf etti.

Soner Bahadır

22 Ocak 2013 Salı

TGB’den Alman Konsolosluğu’na çuval


TGB, üyelerinin gözaltına alınmasını protesto etti. Eylemde, TGB üyeleri Alman Konsolosluğu yetkililerine çuval verdi.

Türkiye Gençlik Birliği(TGB) üyeleri, Patriot Füzeleri’nin İskenderun Limanı’na getirildiği sırada 2 Alman NATO askerinin başına çuval geçirdi. Eylemin ardından, TGB Genel Başkanı İlker Yücel’in de aralarında bulunduğu 42 TGB üyesi gözaltına alındı.

TGB üyeleri gözaltıları protesto etti. Alman Konsolosluğu önünde toplanan TGB üyeleri, “NATO defol, bu memleket bizim”, “Çuvala çuval, işgale direniş”, “Emperyalistler, işbirlikçiler, 6. Filo’yu unutmayın”, “Patriotlar sökülüp atılacak” ve “Atatürk gençliği görev başında” sloganları attı.

“Erdoğan, Yüce Divan'da yargılanacak”

TGB Genel Başkan Yardımcısı Çağdaş Cengiz, Konsolosluk önünde açıklama yaptı. Cengiz, “NATO, dünyayı kana bulayan emperyalist bir örgüttür. Bugün yaşanan gözaltılar, NATO’nun çuvallamasıdır. Biz söylemiştik. Buraya gelmeyin demiştik. Gelmenize sessiz kalmayacağımızı söyledik, çuvallarımız hazır dedik. NATO kaybedecek, kaybetmektedir. 42 arkadaşımız gözaltında. Suçları ne? Suçları yok. Asıl suç işleyenler gözaltına alanlardır. Hiçbir meclis kararı olmadan ülkemizi savaşa sokmak suçtur. Gözaltına alınan arkadaşlarımız bu ülkenin kahramanlarıdır. Bu halk onları bağrına basıyor. Türkiye, NATO toprağıdır diyen Recep Tayyip Erdoğan anayasal bir suç işliyor. Vatana ihanet kapsamındadır. Onlar yargılanacak. Türkiye’nin devrimci geleceğinde BOP Eş Başkanlığı’na yer yoktur” şeklinde konuştu.

Haber: Soner Bahadır
Fotoğraf: Gökhan Çelik

27 Kasım 2012 Salı

İlker Yücel: “Çetinsaya şirket CEO’su gibi”


İlker Yücel, YÖK Kanunu Tasarısı ile üniversitelerin CEO’lar tarafından yönetilen şirketlere dönüştürülmesinin hedeflendiğini savundu. Yücel, “YÖK Kanunu tasarısını uçak yapıp Çetinsaya’nın olduğu binalara atacağız” dedi.

Türkiye Gençlik Birliği(TGB), akademisyenlerle birlikte Yükseköğretim Kurulu Kanunu Tasarısı karşısında “YÖK taşı geliyor, üniversiteler seferberliğe” çağrısıyla seferberlik ilan etti. Seferberliğe Türkiye Kas Hastalıkları Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Coşkun Özdemir, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Çerikçioğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eren Omay, Nükleer Mühendisi Prof. Dr. Tolga Yarman, Müzik Öğretmeni Prof. Dr. Cemalettin Göbelez ve Aydınlık Gazetesi Yazarı Ekonomist Doç. Dr. Melih Baş’ın da aralarında bulunduğu akademisyenler destek verdi.

Seferberlik, dün İstanbul Barosu Avukat Orhan Adli Apaydın Konferans Salonu’nda düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu. Açıklamayı yapan TGB Genel Başkanı İlker Yücel, “YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya YÖK Kanunu Tasarısı’nı çeşitlilik, kurumsal özerklik ve hesap verebilirlik, rekabet ve performans sistemi, mali esneklik ve kalite denetimi diye 5 maddede tanımlıyor. Bu maddelere bakınca sanki bir akademisyen değil de şirket CEO’su konuşuyormuş gibi” dedi.

“Böyle pervasızlık görülmedi”

Tasarı ile üniversitelerin sermayeye açıldığını kabul eden Yücel, yasanın yalnızca bu yönüyle tanımlanamayacağını savunarak “YÖK Kanunu Tasarısı yalnızca üniversiteleri piyasaya açma olarak tanımlanamaz. Bu yanı önemli bir yanıdır fakat burada bölgesel para babalarının yanı sıra cemaatin de üniversitelerin içinde rahatça hareket edebileceği bir yapı kuruluyor. Böyle bir pervasızlık Türkiye tarihinde görülmedi” sözlerini sarf etti.

“Üniversiteler merkeziyetçileşiyor”

AKP’nin Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile merkeziyetçiliğe karşı çıktığını savunmasına rağmen üniversitelerde merkeziyetçileşmeye gittiğini savunan Yücel, “Tasarı’da üniversite konseyleri Bakanlar Kurulu’nun atadığı 2, YÖK’ün atadığı 2, üniversitenin kendi seçeceği 5 kişi oluşan 9 kişilik bir heyet kurulacak. Bu heyet tarafından üniversitenin olduğu bölgenin vergi rekortmenlerinden ve üniversiteye en fazla bağış yapan kişiler seçilecek ve konseyler oluşacak. Hani siz merkeziyetçiliğe karşıydınız? Üniversitelerin temel unsurları olan öğrencilerin üniversite yönetiminde söz hakkı yok. Üniversitenin mali ve stratejik planlarını bu konsey tarafından yapılacak” ifadelerini kullandı.

“Şirket üniversiteleri kuruluyor”

Tasarı ile şirketlere ait üniversitelerin kurulmasının önünün açıldığını savunan Yücel, “Vakıf üniversitelerinin Anayasa’ya göre kâr amacı gütmeleri yasaktır. Bu tasarı ile birlikte, Anayasa’ya aykırı olmasına rağmen doğrudan şirketlerin mülkiyetinde ve kâr amacı güden üniversiteler açılabilecek. Vakıf üniversiteleri bu niteliğe çevrilebilecek. Fakültelere kendi kaynaklarınızı kendiniz bulun deniyor. Bu yasa bize kantinci, vezneci dekanlar dayatıyor” dedi.

“YÖK taşını havada imha edeceğiz”

Yücel, konuşmasını Tasarı’ya karşı kararlı bir mücadele sürdüreceklerini savunarak bitirdi: “Bu tasarı, YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya’nın çekmesinde kalacak ve bir süre sonra arkasını müsvette kağıdı olarak kullanacak. Hatta biz bu yasayı uçak yapıp Çetinsaya’nın bulunduğu binalara atacağız. Sarıklı bilim ve veznedar rektör istemediğimizi göstereceğiz. YÖK taşını havada imha edeceğiz.”

Yücel’in ardından Seferberlik’e katılan akademisyenlerden bazıları söz aldı.

“AKP en hakiki mürşidin ilim olduğuna inanmıyor”

Prof. Dr. Coşkun Özdemir: “Bu iktidar en hakiki mürşidin ilim olduğuna inanmıyor. Dindar ve kindar nesil yetiştireceğini söylüyor. Müziğin günah olduğunu, hele kadın sesi varsa 10 kat günah olduğunu  söyleyen profesörler ve rektörler var. Ve ne yazık ki bu skandallara karşı duramayan bir üniversite ve hukuk var.”

Doç. Dr. Melih Baş: “Türkiye sermaye sınıfı üniversitenin ideolojik eğitim vermesi fonksiyonunu fark ettiler. Bu yüzden egemenlikleri altına aldılar ve kendi ideolojilerini egemen kıldılar. YÖK Kanunu Tasarısı da bunu amaçlamaktadır.”

Soner Bahadır