logo

Fikir Kulüpleri Federasyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fikir Kulüpleri Federasyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2017 Perşembe

FKF’den Denizler anması: Cumhuriyet ve bağımsızlık bizim karakterimizdir

FKF, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamının yıl dönümünde “Cumhuriyet ve bağımsızlık bizim karakterimizdir” başlıklı etkinlikler düzenleyecek.

SERBEST ATIŞ HABER MERKEZİ

Fikir Kulüpleri Federasyonu(FKF), 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı ölümlerinin yıldönümünde “Cumhuriyet ve bağımsızlık bizim karakterimizdir” başlıklı etkinliklerle anacak.

6 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirilecek etkinlikler şu şekilde:

-İstanbul’da Aksaray Su Sahnesi’nde saat 14.00’te FKF Genel Başkanı Ufuk Çavdar ve Deniz Gezmiş’in mücadele arkadaşlarından Mete Akalın’ın konuşmacı olacağı panel

-Ankara’da saat 12.00’de Deniz Gezmiş’in mezarının bulunduğu Karşıyaka Mezarlığı 2 Nolu Kapı’da yürüyüş

-İzmir’de saat 16.00’da Bornova Nazım Hikmet Kültürevi’nde FKF Kurucu Genel Başkanı Erçin Fırat ve tarihsel FKF yöneticisi Murat Koğacıoğlu’nun konuşmacı olacağı panel

-Eskişehir’de saat 18.00’de 29 Ekim Gençlik Merkezi’nde FKF Genel Sekreteri Abidin İnan Tan ve 68’liler Derneği Başkanı Namık Kemal Boya’nın konuşmacı olacağı panel

-Antalya’da İleri Kültür Cafe’de saat 15.00’te “Delikanlım İyi Bak Yıldızlara” belgesel filmi gösterimi ve “Türkülerimizi Denizlere Söylüyoruz” müzik dinletisi  




31 Aralık 2015 Perşembe

Çift başlı ejderha: CHP

CHP şu an, gençliği başka tarafa Genel Merkezi başka tarafa bakan bir çift başlı ejderha durumunda. Çift başlı ejderhaların iki kafasından farklı ses çıktığı zaman kafalardan biri diğerini yer...

Cumhuriyet Halk Partisi(CHP), Saray Faşizmi'nin Kürt halkına yönelik Saray savaşında ikiye bölünmüş durumda.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Aralık'ta toplanan Merkez Yürütme Kurulu(MYK)'nda konuyla ilgili olarak CHP'nin taraf olmadığını belirterek, “Olayların altında AKP’nin yanlış politikaları yatıyor. Bu olaylar AKP ve PKK arasındaki bir çatışmaya doğru gidiyor. Olayları kaygıyla izliyoruz. Bir an önce olayları durduracak, toplumda yaşanan kutuplaşmayı da ortadan kaldıracak önlemler alınması gerekiyor” dedi. (1)

Fakat CHP gençliğinden gelen açıklamalar ise, CHP gençliğinin konuya o kadar da “uzaktan” bakmak istemediği yönünde.

CHP İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Kenan Otlu, 27 Aralık'ta “Doğu’daki faşizmin karşısında birlikte yan yana omuz koyacağız. Biz nasıl Gezi’de yan yana durduysak, nasıl 1 Mayıs’ta birlikte gaz yediysek, Ankara katliamında kanlarımız birbirine nasıl karıştıysa bu zulmün karşısında da yan yana, omuz omuza duralım. Barikatta da, alanda da, faşizme karşı omuz omuza duralım. Doğuda katliam ve zulüm vardır. Mesele sadece bulunduğumuz yerde ses çıkartmak değil. Mesele olduğu yerde ses çıkartmaktır. Oradaki vatandaşlarımızla birlikte aynı sofraya oturacağız. Doğu’daki faşizmin karşısında birlikte yan yana olacağız” dedi.(2)

CHP GENÇLİĞİNDEN TALEBİM

CHP gençliğimden bu tür dayanışmacı ve yurtsever çıkışlar görmek başta biz gençler olmak üzere Türkiye'nin devrimci ve yurtsever birikimini hem sevindiriyor hem de ümitlendiriyor. Fakat son günlerde daha da artan bir biçimde devrimci dayanışma içerisinde yanımızda gördüğümüz(3) CHP'nin gençliğine yüzümüzü döndüğümüzde içimizi kaplayan bu sevinç ve ümit, yüzümüzü Genel Merkezlerine doğru çevirdiğimizde maalesef ki yok oluyor...

Çünkü CHP Genel Merkezi'ne baktığımızda, “En önemlisi herkes her zaman şikayet ediyor. Sayın başbakan da iktidar partisi de genel başkanımız da Türkiye artık 12 Eylül ayıbından kurtulmak zorunda. Birinci sınıf demokrasiye ulaşmak adına 12 Eylül engellemelerinin artık kalkması gerekiyor. Yasal çerçevede yapılaması gereken bir çalışma. Bu konuda bir anlayış birliğine varıldı” diyen CHP Sözcüsü Haluk Koç'u görüyoruz.(4)

Haluk Koç'un aynı açıklamada, “Başkanlık sistemi konusunda pozisyonumuzu koruyoruz. herhalde onlar da kendi pozisyonlarını koruyorlar. Net bir açıklama yok” demesi durumu kurtarmıyor. Aklımıza ister istemez, “Kuvvetler ayrılığını fiilen ortadan kaldırıp bütün yetkileri kendinde toplayan bir despotun gölgesi altında demokratik bir anayasa tartışması yapmak mümkün müdür? Bu görüşmelere gece gündüz başkanlık diye sayıklayan despot damgasını vurmayacak mıdır?” sorusu geliyor. (5)

CHP gençliğinden talebimdır: Kendilerinin de akıllarına geldiğini düşündüğüm bu ve bunun gibi soruları önce kendi içlerinde sorsunlar, daha sonra yanıtlarını Genel Merkezlerine iletsinler.

Çünkü hepimiz biliyoruz ki:

KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, YA HEP BERABER YA HİÇ BİRİMİZ!


(1) CHP Diyarbakır’da taraf değilmiş, Aydınlık Gazetesi, 18 Aralık 2015, http://www.aydinlikgazete.com/politika/chp-diyarbakirda-taraf-degilmis-h80618.html

(2) CHP Gençliği: Bu zulmün karşısında da yan yana, omuz omuza duralım, Genç Gazete, 27 Aralık 2015, http://gencgazete.org/chp-gencligi-bu-zulmun-karsisinda-da-yan-yana-omuz-omuza-duralim/

(3) - CHP Beykoz Gençlik Kolları'ndan, Fikir Kulüpleri Federasyonu(FKF)'nun yeni yıla emekçi mahallelerin çocuklarının yanında girme etkinliğine destek çağrısı: https://www.facebook.com/CHPGencBeykoz/photos/a.257218094317031.65966.256524961053011/999763350062498/?type=3&theater


-CHP Ümraniye Gençlik Örgütü ve Halkçı Liseliler Ümraniye'den, çantasında FKF'nin dergisi olduğu için okuldan atılan öğrenciye ortak destek açıklaması: http://ilerihaber.org/chpli-genclerden-fkfye-destek/27972/


(4) Davutoğlu - Kılıçdaroğlu görüşmesinin ardından ilk açıklamalar, BirGün Gazetesi, 30 Aralık 2015, http://www.birgun.net/haber-detay/davutoglu-kilicdaroglu-gorusmesinin-ardindan-ilk-aciklamalar-99372.html

(5) Birleşik Haziran Hareketi, “ 'AKP’yle uzlaştık' Diyen CHP Yönetimine Soruyoruz!”, 30 Aralık 2015, http://www.birlesikhaziranhareketi.org/akpyle-uzlastik-diyen-chp-yonetimine-soruyoruz/

Soner Bahadır
Eski FKF Üyesi

7 Mayıs 2015 Perşembe

Sen olayı çözmüşsün Yeni Şafak: İkinci Gezi 9 Mayıs'ta başkaldırıyor!

Kayıtsız, şartsız AKP destekçisi olan Yeni Şafak, FKF'nin Cumartesi gerçekleştireceği Büyük Gençlik Buluşması için, "İkinci Gezi 9 Mayıs'ta başkaldırıyor" başlığı attı. Eski bir FKF üyesi olarak diyorum ki: sen olayı çözmüşsün Yeni Şafak!

AKP, besleme medyası nezdinde tehlikenin farkında. Haziran Direnişi'nde somutlanan AKP nezdinde piyasacı sömürgeciliğe ve yobaz diktasına karşı oluşan militan öfke, iktidar çevresinin uykusunu kaçırıyor. Şaşırmıyoruz. Bu duruma ilişkin gerekli tespiti yıllar önce Üstad Nazım Hikmet yapmıştı: Hiçbir korkuya benzemez memleketini satanın korkusu!

Haziran Direnişi'nin dinamo gücü olan gençliğin örgütsüz ve dağınık yapısının doğurduğu bir ihtiyaçtı Fikir Kulüpleri Federasyonu(FKF). 6 Mayıs 2013'te kurulan FKF, o günden beri gençliğin kendi örgütlülüğünü yaratması ve kendi sözünü söylemesi için elindeni ardına koymadan çalıştı. İşte o FKF, 9 Mayıs 2015 Cumartesi saat 16.00'da Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda çeşitli müzik gruplarının grupların sahne alacağı "Başkaldırıyoruz" isimli Büyük Gençlik Buluşması ile yeniden kuruluşunun 2. yılını kutlayacak. Buluşmanın ardından da 21.00'de Maçka Demokrasi Parkı Nişantaşı Girişi'nde toplanılarak, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Amerikan 6. Filosu'nu denize döktüğü Dolmabahçe'ye yürünecek.

FKF Genel Başkanı Erçin Fırat, OdaTV'ye verdiği röportajda etkinliğinin amacı için, "Etkinliğimiz Gezi Direnişi'nde yan yana şarkılar söyleyen, omuz omuza direnen, çevresindekilere kitap okuyan gençleri tekrar buluşturmayı hedefliyor" dedi. Haziran Direnişi'ni oluşturan Türkiye'nin aydınlık yüzünü heyecanlandıran bu ifadelerin, sömürücülüğün ve gericiliğin sözcüsü Yeni Şafak'ı rahatsız etmesinden açıkçası memnun oldum.

Bu rahatsızlığını açıkça dile getiren Yeni Şafak ve içinde gizli tutan herkese açıkça söylüyoruz ki; Siz olayı çözmüşsünüz: İkinci Gezi 9 Mayıs'ta kaldırıyor!

Soner Bahadır

15 Nisan 2014 Salı

Gençlik susturulamaz!

İlk olarak sanal yalanlarla Fikir Kulüpleri Federasyonu Galatasaray Üniversitesi Meclisi'ni hedef alan Star Gazetesi, bunun yanıtını, Galatasaray Üniversitesi'nde yaptığımız "Genç Gazeteciler Bayrağı Devralıyor" etkinliğinde çok net bir biçimde almıştı.

Anlaşılan "Yeni Türkiye'nin Gazetesi" akıllanmamış. Bu ülkede "Yeni bir kültür, yeni bir üniversite, yeni bir ülke" için emek veren gençlerin dergisi olan Yeni Yazılar'ı "matbaamız dijital baskıyı durdurdu" gibi kargaların güleceği bir palavayla basmayarak susturabileceğini sanıyor.

Gençlerin çıkardığı tek gençlik dergisi Yeni Yazılar susturulamaz. Gençlik sözünü söyledi: "Seçimler bitti, söz gençlikte: Bir adım geri çekilmek yok. Mücadeleye devam."

Biz, "Seçimimizi yaptık. Oyumuz Haziran'a" dedik. Bu seçimimiz için gerekli örgütlü mücadeleyi de başta yayınımız olmak üzere tüm aygıtlarımızla ve kanallarımızla büyüterek sürdüreceğiz!

SONER BAHADIR
Fikir Kulüpleri Federasyonu
Genç Gazeteciler Üyesi

5 Aralık 2013 Perşembe

Aydınlanmadan korkup yalana sarıldılar!

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de aydınlanma mücadelesi veren kurumlar, sermaye kalemleri tarafından düşünsel saldırıya maruz bırakılıyor.Yalana ve çarpıtmaya dayalı bu saldırılara karşı aydınlanmacılara düşen görev de bu saldırılara hayatın gerçekliği üzerinden yanıt vermek oluyor.

Star Gazetesi, yeni tasarım ve konseptine kavuştuktan sonra kendisini “Yeni Türkiye’nin Gazetesi” olarak niteleyerek habercilik anlayışını ve siyasi konumlanışını ortaya koymuştu. Fakat 29 Kasım 2013 tarihli sayının manşet haberi(1) bu önkabullerime rağmen bile beni şaşırtmayı başarmıştı.

Haberde, “ODTÜ’de başörtülü öğrencileri taciz eden” ve “İşçi Partisi ve TKP’ye yakın sol gruplar”ın Galatasaray Üniversitesi(GSÜ)’nde mescit yapılmasını isteyen öğrencilerin okula alınmaması çağrısı yaptığı iddia ediliyor. Aslında bu öne sürülen söylem, iddia olma niteliğinden oldukça uzak olan bir uydurma!

Bu kadar geniş kapsamlı bir örgütler silsilesinden bahsedilmesine rağmen adı geçen tek örgütün Fikir Kulüpleri Federasyonu(FKF) olması son derece manidardır. İşçi Partisi(İP)’nin siyaset ilkeleri ile FKF’nin siyaset ilkeleri birbirine uymamaktadır. Bu yüzden İP ve FKF arasında bir yakınlık bulunmamaktadır.

Bunun yanı sıra FKF’nin içerisinde TKP’li öğrencilerin olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Ancak; bir o kadar, başta CHP olmak üzere kendini aydınlanmacı, toplumcu, eşitlikçi ve özgürlükçü olarak niteleyen ve başka siyasi örgütlere mensup arkadaşlarımız da var. FKF konusunda unutulmaması gereken çok önemli bir nokta daha var. O da, mevcut siyasi duruma karşı olan fakat hiçbir siyasi grubun çatısı altına girmeye ikna olmamış üniversite gençliğini kapsaması ve bu gençliği siyasi karar alan bir özne haline getirmesidir.

Habercilik ve tetikçilik

Gazetecilik eğitimi alan ve 2 yıldır profesyonel olarak gazetecilik yapan birisiyim. Bana verilen eğitim ve yaptığım pratiğe göre haber, elde edilen somut delile dayalı verilerin olduğu şekliyle yazılarak aktarılmasıdır. Bunun dışında yapılan şey tetikçiliktir!

BOP Eş Başkanlığı, henüz emekleme aşamasında olan FKF’den korkmaktadır. Bu yüzden Eş Başkanlık’ın düşünsel bekçiliğini üstlenen ve Eş Başkanlık’ın Siyasi Danışmanı Yalçın Akdoğan’ın yazdığı Star Gazetesi de tetiğe basmıştır!

Üniversite eğitimim sırasında bana haberin “profesyonel ileti tasarısı”(2) olduğu öğretildi. Profesyonel tecrübelerim de bu öğretinin son derece haklı olduğunu gösterdi.

Star’ın “tasarladığı” iletide; GSÜ’de mescit isteyen öğrenciler mağdur ve mazlum şekilde tasarlanmış. Aynı “ileti tasarısı”nda GSÜ’deki FKF’li öğrenciler(FKF GSÜ) ise “Nazi Almanyası’nı hatırlatan bir saldırı kampanyası düzenleyen”, tehdit eden saldırganlar olarak tasarlanmıştır.

Bu tasarının ana dayanak noktasını FKF GSÜ’nün 26 Kasım 2013 tarihinde yayınlamış olduğu “GSÜ iktidara secde eder mi?” başlıklı açıklaması oluşturuyor .(3) Star, açıklama ile FKF GSÜ’nün ibadethane isteyen öğrencileri hem suçladığını hem de tehdit ettiğini tasarladı. FKF GSÜ’nün açıklamasında bu tasarıya dayanak yapılan ifadelerse şunlar: “Gençlik siyasal İslam’ın ağzındaki özgürlük demagojisine aldanmayacak, Aydınlanma değerlerini savunacak, iktidarın bu çılgın projesini de engelleyecektir. İlan ediyoruz.”

Bu konuda söyleyebileceğim tek şey FKF; kişileri değil sistemleri hedef alır!

Açıklamayı okumak için tıklayın
Star editörleri okuma-yazma biliyor mu?

Manşette yer alan “ ‘İbadet etmek insan hakkı değil’ kampanyası” şeklindeki ara başlıkta yer alan “ ‘GSÜ iktidara secde eder mi’ başlıklı bildiride, ibadetin insan hakkı olmadığı öne sürüldü” ifadesi, ya Star Gazetesi editörlerinin okuma-yazma bilmediğini ya da habercilik etiğinden nasibini almayan tetikçiler olduğunu gösteriyor! Açıklamamızın ilgili kısmında aynen şu ifadeler yer alıyor:

“Peki ya bu talebin hiç mi meşruluğu yok? İnanç özgürlüğü bir insan hakkı değil mi? Üniversitede dindar insanların hizmetine sunulmuş bir ibadethanenin nesi yanlış?

Yanlış olan şudur: Hükümet ve ele geçirdiği devlet aygıtı eliyle yürütülen kapsamlı dönüşüm projesini, son 10 yılda kamusal alanın dinselleştirilmesinde alınan yolu görmezden gelerek bu konuya eğilmek…

Üniversitelerde ibadethane (günümüzün mezhepçi AKP Türkiyesi koşullarında fiilen aynı anlama gelmek üzere mescit) açılmasını istemek hak talebi değil, haksız bir iktidarın meşruluk alanını, semboller ve kazanılmış mekânlar üzerinden üniversitelere doğru genişletmeye çalışmaktır.”

Okuma, yazması olan ve kasıt sahibi olmayan her insan bu ifadelerin herhangi bir dini ya da inanç ve ibadet özgürlüğünü hedef almadığını anlar. Okuma-yazması olduğuna şüphe ettiğim Star Gazetesi editörleri için tekrar anlatayım bu ifadeleri. Bizim söylediğimiz ibadetin insan hakları olmadığı değil, AKP’nin insan hakları olmadığıdır. Bizim anlatmak istediğimiz AKP’nin olduğu yerde insan hakkının olmayacağıdır!

Bilim ve sanat severler insan değil mi?

Mescit için 200 imza topladıklarını söyleyen GSÜ öğrencisi, “En yakın mescide gidip gelmek bile yarım saatimizi alıyor. Derslerimizi kaçırıyoruz. Bize sosyal medyada hakaretler yağdırıyorlar. İbadet etmeyen arkadaşlarımız da imza verdi. Hatta başka dinden bir arkadaşımız başka bir ibadet yeri istese imza veririz” buyurmuş.

Bu öğrenciye soruyorum: Peki sen, Üniversite’ne en yakın sanat merkezinin, kültür merkezinin ya da bilim merkezinin nerede olduğunu ve gidip gelmenin ne kadar zaman aldığını biliyor musun? Üniversite’nde yıllardır üniversitenin en temel görevi olan bu konularda seninkinden daha haklı talepleri olan öğrenciler için kaç kere imza verdin? Üniversitede bilim ve sanat isteyenler insan değil midir? Onların hakları yok mudur!

“Üfürme” haber

Habercilik dünyasında, özellikle son dönemde sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla daha sık kullanılmaya başlanan bir kavramdır “Üfürme haber.” Bu kavram; bir konu ya da durum hakkında etkin, yetkin ve bağlayıcı olmayan bir kaynağın, temelsiz bir biçimde ortaya attığı veriye dayanılarak yapılan ve geçerliliği olmayan haberdir.

Peki üfürme haber nasıl yapılır? Star, bu konuda çok güzel bir örnek vermiş. Aynı haberin Gazete’nin 19. sayfasındaki düzenlemesinde kısa özet(spot ya da flaş) kısmında “Fikir Kulüpleri Federasyonu öncülüğünde -mescit için- imza toplayanlara yönelik ‘Bunları gördüğünüz yerde küfrediniz, aşağılayınız, hatta suratlarına tükürünüz’ kampanyası başlattı” yazıyor.

Bu kısa özet ise şöyle açıklanıyor: “İbadethane isteyen öğrencilere bir diğer tehdit ve hakaret ise konunun tartışıldığı Facebook’taki sayfalarda geldi. Bir yorum bu kadar da olmaz dedirtirken, ibadethane isteyen öğrencilere yönelik şu sözlerle başlatılan saldırı kampanyası ise kan dondurdu: ‘Sınav zamanları ders çalışmak isteyen öğrenciler kütüphanede yer bulamazken, tiyatro topluluğunun g.t kadarcık atölye alanı da henüz sınıflaştırılmışken, öğretim görevlileri koğuş sisteminde akademi içinde var olmaya çabalarken GSÜ’de ibadethane talep etmek açıkça yüzsüzlüktür, art niyettir; bunların hiçbiri değilse beyin ve sağduyu yoksunluğudur. Bu insanları gördüğünüz yerde küfrediniz, aşağılayınız, rencide ediniz, hatta suratlarına tükürünüz; zira Rasim Ozan-Can Ataklı düzeyinde bir tartışmayı bile haketmiyor bu talep.’ ”

FKF, Facebook örgütü değildir!

FKF, çağdaş ve teknolojiye önem veren bir kurumdur. Bu doğrultuda Facebook ve Twitter gibi sosyal ağları etkin bir biçimde kullanır. Fakat, FKF asla bir Facebook örgütü değildir! FKF, öncülüğünü yaptığı ya da bileşeni olduğu bir kampanyaya ilişkin kurumsal sözünü asla Facebook duvarlarındaki yorumlarla söylemez! FKF, Facebook’u tartışma ve ortak irade ve tavır belirlemek amacıyla bir araç olarak kullanır. Fakat, FKF’nin kendi kurumsal sözünü söylediği resmi bir internet sitesi vardır. FKF, internet alanında kurumsal sözünü bu resmi site aracılığıyla sözler. Bunun dışında herhangi bir internet mecrasında yer alan ifadelerin FKF’nin kurumsal kimliği açısından bir bağlayıcılığı yoktur. Ayrıca bahsi geçen ifade FKF üyelerine ait değildir.   

Gençlik gelecek, AKP gidecek!

Star, bu haberiyle hem de manşetten üfürmüştür. Bu üfürme, mezarlıktan geçen BOP Eş Başkanlığı’nın korkusu yüzünden ıslık çalmaya çalışmasıdır. BOP Eş Başkanlığı bilmelidir ki, korkunun ecele faydası yoktur. GSÜ’deki arkadaşlarımızın da söylediği gibi gençlik siyasal İslam’ın ağzındaki özgürlük demagojisine aldanmayacak, Aydınlanma değerlerini savunacak, iktidarın bu çılgın projesini de engelleyecektir. İlan ediyoruz.

Bu bir tehdit mi? FKF kimseyi tehdit etmez! Fakat FKF, küresel sermaye güçleri ve yerli sözleşmeleri memurları için çok büyük tehlike arz eder  ve tehdit oluşturur. Bu durumun son derece farkındayız ve belirtmek isteriz ki korkunun ecele faydası yoktur!

Gençlik gelecek, AKP gidecek!

(2) Prof. Dr. Nurdoğan Rigel

SONER BAHADIR
Fikir Kulüpleri Federasyonnu
İstanbul Üniversitesi
İletişim Fakültesi Meclisi Üyesi