logo

Ferhat Tunç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ferhat Tunç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2013 Salı

Gözaltılara türküyle protesto


DHKP-C Operasyonu kapsamında KESK’e düzenlenen baskın sonrası yapılan tutuklamalara karşı yapılan protestoya Grup Yorum türküleriyle destek verdi.

Sabah saatlerinde Devrimci Halk Kurtuluş Partisi – Cephesi(DHKP-C) Davası kapsamında Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu(KESK)’na 28 ilde düzenlenen operasyonlarda 167’yi aşkın kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında KESK Eğitim-Örgütlenme Sekreteri Akman Şimşek ve Şimşek’in eşi Mehtap Şimşek de yer aldı.

KESK, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu(DİSK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği(TMMOB) ve Türkiye Tabipler Birliği(TTB) tarafından gözaltıları protesto etmek amacıyla bir eylem düzenlendi. Eylem, Taksim Meydanı’nda başlayıp Galatasaray Meydanı’nda sona eren yürüyüşle sona erdi. Yürüyüşe; Mücadele Birliği, Devrimci Emekçi Komiteleri, Halkevleri, Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Özgürlük ve Dayanışma Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Öğrenci Kolektifleri ve Türkiye Komünist Partisi(1920) destek verdi. Eyleme katılanlar arasında İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Hüseyin Demirdizen ve Sanatçı Ferhat Tunç da yer aldı. Yürüyüş sırasında “AKP elini sendikamdan çek”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Zafer direnen emekçinin olacak” ve “KESK’li tutsaklar onurumuzdur” sloganları atıldı.

“Mücadele sürecek”

KESK İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Arzu Erdağ yürüyüşün ardından bir basın açıklaması yaptı. Erdağ açıklamasında, “Her zaman olduğu gibi bu sabah gerçekleştirilen operasyon hakkında da ortalığı spekülasyonları ile bulandırmak isteyenler yine görev başındalar. Buradan bir kez daha bir gerçeğin altını kalın çizgilerle çizmeyi borç biliyoruz. Bu operasyonun tek bir adı vardır. O da örneklerini daha önce defalarca yaşadığımız ‘Emek ve Demokrasi Güçlerini Sindirme’ operasyonudur. Bilinmelidir ki, KESK ve dostları emek ve demokrasi mücadelesini yükselterek her türlü hukuk dışı uygulamanın karşısında olmaya, emek ve demokrasi güçleri için her geçen gün kararan bu tabloyu ortadan kaldırma mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir”

Yorum’dan türkülerle destek

Basın açıklamasının ardından aynı dava kapsamında üyeleri tutuklanan Grup Yorum bir müzik dinletisi sergiledi. Grup, “Çav Bella”, “Gel ki Şafaklar Tutuşsun” ve “Haklıyız Kazanacağız” gibi bilinen şarkılarını seslendirdi.

Soner Bahadır

2 Şubat 2013 Cumartesi

"Haberime dokunma, habercime dokunma"


Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasının talep edildiği eylemde tutuksuz yargılanan Gazeteci Bedri Aranır, yaptığı Kürtçe konuşmada “hepimiz aynı gemideyiz” dedi. Eylemde, Pazartesi günü Silivri Cezaevi’nde görülecek olan KCK Basın Davası’nı izleme çağrısı yapıldı.

Gazetecilere Özgürlük Platformu tarafından düzenlenen yürüyüş Galatasaray Meydanı’nda başlayıp Taksim Meydanı’nda son buldu. Eyleme katılanlar arasında Şarkıcı Ferhat Tunç ve Avukat Hüseyin Ersöz’ün yanı sıra gazeteciler Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu ve Şükran Soner de katıldı. Meşale taşınan yürüyüş sırasında yürüyüşçüler Demirören AVM önünde 5 dakikalık oturma eylemi yaptı. Yürüyüş esnasında, “Özgür basın onurumuzdur”, “Özgür basın susturulamaz”, “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Haberime dokunma, habercime dokunma” sloganları atıldı.

Tutuklu gazetecilerin mektupları okundu

Yürüyüşün ardından tutuklu gazeteciler Kenan Kırkaya, Ramazan Peköz, Yüksel Genç ve Hatice Duman’ın gönderdiği mektuplar okundu. Gazeteciler mektuplarında şu ifadelere yer verdi:

Kenan Kırkaya: “Bölge halkı için yoksulluk kaçınılmaz bir şeydir. Ekonomik dışlanmanın yanı sıra mensubu olduğum Kürt toplumunun dışlanmasını da yaşadım. Çocukluğuma ait anılarda asker, postal, çatışma gibi kavramlar gizlidir. İlkokul, ortaokul ve lise çağlarımı bu şartlar altında Malazgirt’te geçirdim. 2002 yılında Dicle Haber Ajansı’na stajyer olarak girdim. Sloganımız, ‘duyulmayanı duyurmak, görünmeyeni göstermek’ti. 2008-2011 yılları arasında Ankara temsilciliği yaptım. Gözaltına alınmam tamamen haberlerim dolayısıyla oldu. Polis bana, ‘Senin yaptığın haberlerin etkisi, teröristin yarattığı tehlikeden daha büyüktür’ dedi. Yaşadığımız bu süreç hukuki değil, tamamen siyasi bir süreçtir. Gözaltılar, farklı olan, muhalif bakan herkese tutulan bir sopadır. Bizden çok dışarıdakiler tehdit edilmektedir.”

Ramazan Peköz: 20 Aralık 2011’de misafir kaldığım evde tamamen siyasi bir şekilde gözaltına alındım. Mahkeme süreci bizim için tamamen bir tiyatroydu. KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan ile yaptığım röportajım suç delili olarak gösterildi. Kürt basınının emekçisi olmam tutuklanmama yetmişti.

Yüksel Genç: “Ben senin terörist olma ihtimalini sevdim. İddianamem tamamen bu başlıktaki ihtimale dayalı. Örnek mi? Muhabire bir bilgi mi geldi? Hemen eylem hakkında bilgi verildiği tespit edildi. Muhabir arkadaşımız da bu eylemi engellemediği gibi ekipmanını kurup eyleme gitmiş. Bizim gazeteci değil, terörist olma ihtimalimizi sevmiş savcı.”

Hatice Duman: “Sayın Başbakan, hakkımdaki dosya Anayasa Mahkemesi’ndeyken bu kadar rahat konuşmanız yargının neye hizmet ettiğini göstermiyor mu? Kendiniz için demokrasi narası atıp bizi baskı altına almaktan vazgeçin. Şahsım nezlinde tutuklu gazeteciler üzerindeki karalamalarınızdan vazgeçin.”

“Örgütsel habercilik kavramı ortaya çıktı”

Mektupların okunmasının ardından Gazeteci Eda Yıldırım tarafından basın açıklaması yapıldı. Yıldırım açıklamada, “Hapisteli gazeteciler listesi bile deliller arasında. Van ve Erciş depremlerinden haber vermek suç. Meslektaşlarımız, ‘Türk devletini sıkıntıya sokacak, kamuoyu önünde küçük düşürecek haberler peşinde koşmak’la suçlandı. Meslektaşlarımıza, ‘Bu haberi niye yaptın?’ diye soruldu. Bu operasyon sayesinde gazetecilik literatürüne, ‘örgütsel habercilik, normal gazetecilik’ kavramları(!) girdi. Her itirazı, her demokratik tepkiyi, ‘terör’ kapsamına dâhil eden başta TMY olmak üzere, tüm yasalardaki düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Özgürlük istiyoruz. 4 Şubat Pazartesi günü Silivri’de görülecek ‘KCK Basın Davası’nı izleyerek, tutuklu meslektaşlarımızın yanında olacağız. Başta meslektaşlarımız olmak üzere herkesi, duruşmayı izlemeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Haber: Soner Bahadır
Fotoğraf: Gökhan Çelik & Soner Bahadır

27 Ocak 2013 Pazar

Ermeni cinayetlerine karşı ‘Sarı gelin’

Türkiye’de işlenen Ermeni cinayetlerine karşı yapılan eylemde Ermeni ve Türk halkının barış içinde yaşama çağrısı yapılarak Sarı Gelin türküsü Ermenice ve Türkçe okundu. 84 yaşında öldürülen Marissa Küçük’ün evinin önüne karanfiller bırakıldı.
  
Halkların Demokratik Kongresi, İstanbul Samatya’da artan Ermeni yurttaşlara yönelik saldırı ve cinayetleri protesto etmek için Kocamustafapaşa Meydanı’ndan Samatya Meydanı’na yürüdü. Yürüyüş sırasında Ermeni komşuma dokunma”, “Ermeni halkı yalnız değildir”, “Türk, Kürt, Ermeni yaşasın halkların kardeşliği”, “Nefret sizin, insanlık bizim” ve “Katil devlet hesap vereeck” sloganları atıldı. Eyleme BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ve şarkıcı Ferhat Tunç da katıldı. Küçük’ün evinin önüne karanfil bırakıldığı sırada bir kişi binanın kapısına vurarak ağladı.

Eylemde söz alan Kürkçü, “Bugüne kadar peş peşe işlenen cinayetlerin benzer bir örgütsel yapı içerisinde işlendiğini görüyoruz. Emniyet teşkilatının gerekeni yaptığından şüphe duyuyoruz. Bu cinayetleri çözmek bizim görevimiz değil. Bizim vergilerimizle kurulan Emniyet teşkilatı da bunu çözmezse halkın öfkesi patlar. Ermeniler, Rumlar ve Süryaniler biz yokken buradaydılar. Bu medeniyeti onlar kurdu. Bu topraklarda iktidarı elinde tutanlar bu medeniyetlerin de koruyucusu olmak zorundalar. Ermeni komşularımızı koruyacağız, onları esirgeyip koruyacağız. Yaşasın halkların kardeşliği” şeklinde konuştu.

Sebahat Tuncel ise Dink cinayetinde İstanbul Valisi olan Muammer Güler’in İçişleri Bakanı olmasına gönderme yaparak, “Güler’e soruyorum. Dink cinayetinde olduğu gibi bu cinayetlerinde üstünü örtecek misiniz?” şeklinde konuştu.

Soner Bahadır