logo

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2013 Perşembe

SAMİ MENTEŞ'E ÖZGÜRLÜK İÇİN BİNLERCE İMZA


Dünyanın en geç tutuklu gazetecisi unavını taşıyan Sami Menteş için Okulunda ve sosyal medya da başlatılan "Sami Menteş'e özgürlük" imza kampanyasına kısa sürede binlerce kişi katılarak Menteş'in tahliye talebinde bulundu.

Çağdaş Hukukçular Derneği'ne yapılan operasyon sonucu gözaltına alınıp tutuklanarak "Dünyanın en geç tutuklu gazetecisi" unvanını alana Yurt Gazetesi Muhabiri Sami Menteş'e özgürlük talebinde bulunmak için başlatılan imza kampanyasına kısa sürede binlerce kişi katıldı. İmza.la isimli interrnet sitesinden ve İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencilerinin ağırlıklı olarak katıldığı imza kampanyasına Yurt Gazetesi çalışanları, Kaynak Yayınları çalışanları, Aydınlık Gazetesi çalışanları ve yurttaşlar destek verdi.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde (İÜİF) imza kampanyasını Sami Menteş'in Avukatı Serkan Günel aracılığı ile Menteş'in okul arkadaşı  Melike Çapan başlattı. İmza kampanyası hakkında konuştuğumuz Çapan  şunları söyledi. "Sami ile aynı okulda aynı fakültede öğrenciyiz. Kendisi ile hiç tanışmama rağmen Sami Menteş'in mahsum olduğunu inandığım için bu kampanyaya öncülük ettim. Okulda Sami'yi tanyan, tanımayan birçok arkadaşı dünyanın en genç tutuklu gazetecisinin tahliyesi için imza attılar. Bunun yanı sıra azda olsa tepkilerle de karşılaştık. Onun sözde "örgüt üyeliği" ile suçlanması kimilerini ürküttü diyebilirim. Öncesinde söz verip sonrada ideolojik olarak kendilerini ayrıştırıp sözünden dönen öğrenci klübleri de oldu. Sonuç olarak değerlendiridiğinde Sami Menteş'in yerinde onlarda olabilirlerdi diye düşünüyorum. Ama yine bize inanan, bizim gibi Sami Menteş'in suçsuz olduğuna inanan kişilerin çokluğu bize moral ve inanç verdi. Bizler Sami'nin biran önce aramıza dönmesini temeni ediyoruz"

"Gün birlik olma günü"

İmza kampanyasına katılarak destek veren İÜİF öğrencisi Behiye Özgür ise, "Aylardır takipçisi olduğumuz ve haberlerde tanık olduğumuz üzere Dünyanın en genç tutuklu gazetecisi olan Sami'nin suçsuzluğunu bildiğim için imza atıyorum. Kampanyanın fakültede öncülüğünü yapan Melike Çapan arkadaşıma destek olarak Menteş'in tahliye talebinde bulunuyoruz. Sonuç olarak Sami bizim içimizden biri, okulumuzu sınıfımızı paylaştığımız bir kişi ve kendisi aylardır özgürlüğünden mahrum bir şekilde suçsuz yere cezaevinde tutuklu yargılanmakta. Sonuç olarak biz bugün onun için bir uğraş vermezsek gelecekte benzer bir durum bizim başımıza geldiğinde kim uğraşacak. O yüzden gün birlik olma günüdür" dedi.

İmza.la internet sitesi, İÜİF, Kaynak Yayınları, Yurt Gazetesi Çalışanları ve Aydınlık Gazetesi çalışanlarının imzalarında oluşan binlerce imza yarın Sami Menteş'in Avukatı Serkan Günel'e teslim edilecek.
           
                                                                                       Gökhan ÇELİK

4 Nisan 2013 Perşembe

İÜ’de “İfade Özgürlüğü”ne yer yok


İÜ’de düzenleneceği duyurulan "İfade Özgürlüğü Konferansı", Üniversitei'nin konferans salonun dolu olduğunu söylemesi yüzünden başka yerde yapıldı.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde dün Basın Yayın Kulübü tarafından OdaTV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan ve OdaTV Haber Müdürü Barış Terkoğlu’nun katılımıyla İfade Özgürlüğü Konferansı düzenleneceği duyurulmuştu. Fakat Fakülte Dekanlığı, konferans günü Konferans Salonu’nun dolu olduğunu öne sürerek konferansı iptal etti. Konferans, Taksim Çukurcuma’daki 49/51 Ajans’ın bürosunda gerçekleştirildi.

“Salonun boş olduğuna eminiz”

Konuyla ilgili konuştuğumuz Kulüp Başkanı Özge Kara, konferansı yapmak için izin aldıkları salonun konferans günü boş olduğuna emin olduğunu belirtti. Kara, “Okulumuzdaki hocalarla konuşmuştuk, salon konusu da halledilmişti. Salon konusunu netleştirmek için tekrar gittiğimizde bize farklı konuşmaya başlandı. Fakülte Dekanı ve Fakülte Sekreteri bize salonun dolu olduğunu söylediler. Dersten sonra boş olduğuna eminiz biz. Konferans Salonu'nu veremiyorlarsa biz amfide de etkinliğimizi yapmaya razıydık. Buna da müsaade etmediler ve etkinliğimizi taşımak zorunda kaldık. Kalabalık oldu yine de ama okulda yapsaydık etkinliğimize sınıfını toplayarak katılabileceğini söyleyen bir hocamız vardı. Onları etkinliğimize dahil edemediğimiz için gerçekten çok üzülüyoruz. Fakat yine de etkinliğimizi başarılı bir biçimde yaptığımız için mutluyuz” şeklinde konuştu.

Soner Bahadır

18 Ekim 2012 Perşembe

Şahsıma yönelik “Flash” işgüzarlık


Dün Flash TV ana haberinde yayınlanan görüntüler şahsımdan habersiz ve kaydedilmediği belirtilerek elde edilmiştir. Kanala herhangi bir  demeç vermedim

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Doç. Dr. Şebnem Çağlar ve Fakülte Öğrencisi Savash Porgham Rezaeieh hakkında devam eden soruşturma hakkında herhangi bir yazılı, görsel ya da işitsel medya aracına demeç vermedim. Dün akşam saatlerinde Flash TV’de yayınlanan soruşturma ilgili haberde(1), Türkiye Saati ile 19.34’te yayına giren görüntüm şahsımdan habersiz kaydedilmiş ve haberde kullanılmıştır.

Flash TV Muhabiri Emre Kol ile daha önce başka bir haberde görüşmemizden dolayı bir tanışıklığımız vardı. Kendisi soruşturma hakkında demeç vermemi talep etti. Ben de kendisine, bahsi geçen davada dilekçe sahiplerinden biri olduğumu, devam eden bir soruşturma hakkında herhangi bir açıklama yapmak istemediğim belirttim.

KAYDEDİLMEMESİ ŞARTIYLA soruşturmanın yürütüldüğü dilekçelerden birinin sahibi olarak kendilerine soruşturma hakkında bilgi verebileceğimi belirttim. Bunun üzerine kendilerine dilekçeye neden imza attığımı anlattım. Kendileriyle gerçekleştirdiğimiz “sohbet”te dilekçede iddia edilen İstanbul Üniversitesi Haber Ajansı çalışanlarının paralarının çalışanlardan habersiz alınması konusunda somut bir delile sahip olmadığımı, bu konuda bir şikâyetim olmadığını, dilekçeye imza atmamın sebebinin, daha önce gazetecilik/habercilik alanında profesyonel pratik ya da akademik bir tecrübesi olmayan 2. Sınıf Öğrencisi birisinin yazdığı kitabın 3. Sınıf öğrencilerine sınav kitabı olarak verilmesi olduğunu belirttim. Sohbet sırada özellikle “kamera kayıtta değil değil mi?” diye sordum ve kameranın kayıtta olmadığı yanıtını aldım. Fakat bahsi geçen haberi izleyince bu açıklamanın yalan olduğunu ve Flash TV’nin  habersiz görüntümü çekip haber yaptığını anladım.

Haberin görüntülerini izleyenler de anlayacaklardır ki bir medya kuruluşuna demeç vermemekteyim. Eski İstanbul Üniversitesi Medya Merkezi Görüntülü Haber Birimi Muhabiri olarak söyleyebilirim ki, bir medya kuruluşuna demeç veren kişi yüzünü kameraya döner. Benimse yüzüm kameraya dönük değildir. O sırada, kameramanın 3-4 adım yanında bulunan Emre Kol’a bakmaktayım. Çünkü kendisiyle “sohbet” etmekteyim.

Bahsi geçen fikirlerim, kimseden gizlediğim fikirler değildir. Bu konuda konuştuğum herkese bu fikirlerimi aynen beyan ederim. Rahatsız olduğum konu, demeç vermek istemediğimi belirttiğim ve kayıt alınmadığı söylenerek gerçekleştirilen bir sohbetin kayıtlarının yakışıksız bir biçimde kamuoyuyla paylaşılmasıdır.



Soner Bahadır