logo

30 Ağustos 2011 Salı

Nice Bayramlar Türkiye...

Bayram kavramı ilk defa Kaşgarlı Mahmûd'un XI. yüzyılda yazdığı "Divar"da görülür. Kaşgarlı, kelimenin aslının "bedhrem" olduğunu, bu kelimeyi Oğuzların "beyrem"  şekline çevirdiklerini belirtir. Yine Kaşgarlı'ya göre, bayram eğlenme, gülme ve sevinme günüdür.  Bu günlerde eş ve dostlar aranır, küs olanlar barışır ve maneviyatı yüksek bir atmosferde tatlı yenilip tatlı konuşulur. Yine böylesi bir atmosferin yaşandığı şu günlerde tabiri caizise çifte bayram yaşıyoruz... İlki Tüm islam ülkelerinin 3 gün boyunca çoşku ve birlikle kutladığı Ramazan (Şeker) Bayramı, bir diğeri ise  30 Ağustos Zafer bayramıdır.  Şimdi bunların biraz tarihçesine ve geleneklerine bir  bakalım...


Ramazan Bayramı (Ayd-ül Fitr)


Etimolojik olarak Ramazan kelimesi Arapça kökenli bir sözcüktür. "Ramaza" (çok sıcak olma) kökünden gelir. Bunun nedeni kimi kaynaklara göre Ramazan orucu ibadeti ilk uygulanmaya başlandığında yaz aylarına tekabül ediyor olmasıdır. Bu bayrama adet üzere çocukların kapı kapı dolaşıp şeker toplaması ve gelen misafire yine şeker ikram edilmesinden ötürü halk arasında bu bayrama "Şeker Bayramı" da denir. Bu dini bayramımız, Ramazan ayı boyunca farz kılınan oruç ibadetinin sonunu ifade eder. Bu mübarek günün ilk günü aynı zaman da şevval ayınında birinci günü olduğundan bugün niyet edilip oruç tutulmaz...Ancak Hz. Muhammed'in Hadisine göre Bayram ertesi Şevval ayında 6 gün oruç tutan bir kimse bir yıl boyunca oruç tutmuş sevabını alır. Bayramda tüm müslümanlar tertemiz olarak en yeni elbiselerini giyinip eş, dost ziyaretini gidilir. Aile yemeği (özellikle öğle yemeği ve geç kahvaltı), çocuklara hediye ya da para verme, yeni elbiseler giyme, tatlı yiyecekler yeme gibi eylemlerde Ramazan bayramını başlıca gelenekleri arasındadır. 2009 yılı Ekim ayında Pew Araştırma Merkezi tarafından yapılan bir demografik çalışmada, dünyada yaklaşık 1.57 milyar Müslüman yaşadığı kayda geçmiştir. Durum Hal böyle iken Tüm dünyada eş zamanlı kutlanan bu bayramın ismi, Çoğrafi bölgelere ve beraberinde yaşanılan uluslar bazında farklılk gösterir. Örneğin bunların bir kısmı şöyledir ;


Eid, "Ramadan Eid", "Smaller Eid"; Idul Fitri, Hari Lebaran (Endonezya)
Hari Raya Puasa, Hari Lebaran, Aidilfitri (Malezya, Singapur, Brunei)
Nonbu Perunaal (Tamilce)
Riyoyo, Riyayan, Ngaidul Fitri (Cava)
Boboran Siyam (Sundan); Uroë Raya Puasa (Acehnese)
Rojar Eid (Bangladeş) Ramazan Bayramı (Türkçe)
Eid Nimaz (Sindhî); Korite (Senegal); Sallah (Hausa)
Kochnay Akhtar  (Peştuca); Eid-e Sa'eed-e Fitr (The Mirthful Festival of Fitr, Farsça)
Choti Eid (Urdu); Cheriya Perunnal (Malayalam)
Ramazanski Bajram, Eid (Boşnakça); Bajram (Arnavutça)
Cejna Remezanê (Kürtçe); Ramazanski Bajram (Hırvatça)
Idd (Uganda'daki konuşma diline ait)


30 Ağustos Zafer  Bayramı ve Silahlı Kuvvetler günü


Türkiye Cumhuriyeti'nde her yıl 30 Ağustos günü Büyük Taarruz'un galibiyetini ve düşman birliklerinin ülke sınırlarını terk ettiğinin sevinci olarak kutlanan milli bayramlarından biridir. Bu Bayram Türkiye Cumhuriyeti ile eş zamanlı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) her yılın Ağustos ayının 30'unda kutlanmaktadır. İlk olarak zafer bayramı 30 Ağustos 1923 günü Afyonkarahisar, Denizli, Kahramanmaraş, Ankara ve İzmir'de kutlanmıştır. Resmî olarak Zafer Bayramı ilân edilmesi 1935 yılının Mayıs ayında olmuştur. Ayrıca Her yıl, Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları bu tarihte mezun verir. Tüm subay ve astsubay rütbe değişiklikleri bu tarihte geçerli olur.


Tarihçe


23 Ağustos - 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Savaşı'yla Yunan orduları gerilemek zorunda kaldı. Bu uzun zamandır Türk ordularının elde ettiği ilk başarıdır. TBMM tarafından Sakarya Savaşı'ndan sonra Mustafa Kemal'e mareşal ve gazi unvanları verildi. Tarihin bu dönüm noktasından sonra Yunan ordularının topraktan atılma kararı alınır. Sad planı adı verilen tarrruz planı ocak ve nisan aylarında iki kez ertelenir. Tarruzun hazırlıkları tam anlamıyla ağustos ayında tamamlanır. Batı cephesinin kuzeyindeki ve güney cephesindeki Türk birlikleri, büyük bir gizlilik içinde Kocatepe bölgesine kaydırıldı. İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane gizlice Anadolu topraklarına getirtildi. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silahlar satın alındı. Orduya taarruz eğitimi yaptırıldı. Gazi Mustafa Kemal'in başkomutanlığını yaptığı Türk ordusu, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Birkaç saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis de vardı.Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.Büyük Taarruz'un başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan orduları İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden temizlenmiş oldu.


Kıssadan Hisse


Velhasıl demem o ki ; yıl itibari ile son aylarda artış gösteren terör olayları nedeniyle zor günler yaşıyoruz...Son olarak arife günü verdiğimiz 3 şehit bayram sevincimizi kursağımızda bıraksada tüm bu yaşananlara inat gelin bir olalım. Gün dayanışma ve birlik  olma günüdür...Hazır bu vesile ile tüm yurttaşlarımızın çifte bayramını kutlar, bu günlerin ülkemize ve dünyaya barış, huzur ve sağlık getirmesi dileklerimle iyi günler ve mutlu yarınlar dilerim...
                                                                                                                                            Saygılarımla...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder