logo

israil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
israil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2012 Çarşamba

SINAMA ATIŞI


İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırı da son noktaya gelindi. Hamas, Tel Aviv yönetimiyle ateşkes üzerinde anlaşmaya vardıklarını açıkladı.

Filistin sorununu ve İsrail’i yakından takip edenler bilir ki İsrail amacına ulaşmadan veya mecbur olmadıkça hiçbir askeri müdahaleyi bu kadar kısa sürede bitirmez. O halde İsrail neden bu kadar çabuk hem de kara operasyonu sinyalleri verirken müdahaleyi sona erdirdi?

Önümüzde iki şık var. İsrail mecbur kaldı veya amacına ulaştı. Şimdi bu iki seçeneği inceleyelim. İsrail harekâtı bitirmeye mecbur mu kaldı? Hayır. İsrail’i ateşkese zorlayan, hatta zorlama ihtimali olan hiçbir mekanizma harekete geçmedi. O halde ya İsrail merhamete geldi ki hiç duygusal hareket eden bir devlet değildir, ya da başta dediğimiz gibi amacına ulaştı. Şimdi bir soruyla daha karşılaşıyoruz İsrail’in bu saldırıdan amacı neydi?  İsrail’in bu saldırıdan tek amacı, Arap Baharı sonrası nabız yoklamak ve keşifti ki amacına ulaştı.
 
Neler öğrendi İsrail bu harekâttan?

Hamas’ın İran-Suriye-Hizbullah eksenindeki Şii blokla arasının açıldığını ve olası büyük çapta bir askeri müdahalede İran başta olmak üzere Şii bloktan hiçbir ciddi karşı çıkış olmayacağını anlamış oldu.
 
Arap Baharı sonrası, Hamas’ın yakınlaştığı Mısır Türkiye Suudi Arabistan Katar ekseninde oluşan Sünni bloğunda tavrını net olarak kestirdi. Mısır’da Müslüman kardeşlerin iktidara gelişinin İsrail’de oluşturduğu endişe artık tamamen yok oldu denilebilir. Çünkü Mısır, ekonomi başta kendi iç sorunlarıyla bu kadar meşgulken Filistin sorununa odaklanmayacaktı ve bu hafta ki müdahalede bu tezin doğruluğu ortaya çıktı. Suudiler ve Katar ise Amerika ile ve dolaylı olarak İsrail ile sürdürdüğü iyi ilişkileri asla riske atamazdı ve öylede oldu. Geriye bir tek Türkiye kalıyordu ki zaten İsrail’in bu konjonktürde kendisinden çekinmediği tek ülke Türkiye diyebiliriz. NATO üyesi ABD müttefiki bir ülkeden endişe duyma ihtimali bile İsrail için gülünç olurdu zaten.  Zira hali hazırda kendisine en büyük düşman olarak gördüğü İran’a karşı kendisini müdafaa edecek radarlar Türkiye topraklarında huzurunu temin ederken Türkiye’den endişe duymak cidden gülünç olurdu. Özetle İsrail bu harekatla Hamas’ın her zamankinden çok ama çok daha yalnız olduğunu keşfetti.
 
Ancak bir şey daha öğrendi ki bu diğerleri kadar hoşuna gitmedi. Bu da Hamas’ın gerçekten kendisi için en azından huzuru için büyük bir tehdit olduğuydu. Çok güvendiği ‘’Demir Kubbe’’ savunma sistemi Hamas’ın füzelerine karşı koyamamış, hükümet mensuplarını bile sığınaklara indirmişti. Seçim öncesi harekâtın devam etmesi demek halkın biraz daha sığınaklarda kalması ve genel yorumun aksine milliyetçilere tepki duymasına yol açması demekti. Ancak şimdi hem milliyetçi duygular yeniden harekete geçirildi, hem de yaklaşan seçim sonrası Hamas’a ölümcül darbenin vurulması için gerekli keşif yapıldı
.
Umarım Hamas da İsrail gibi bu harekâttan gereken dersleri çıkartır ve bir an önce İran ve Hizbullah’ın gönlünü almayı başarır. Aksi taktirde İsrail seçimleri sonrası Dökme Kurşun’dan çok daha büyük ve ölümcül bir zulüm Hamas ve masum Gazze halkını bekliyor olacak.

Mehmet Kerem Hançer

15 Kasım 2012 Perşembe

O DİKTİĞİNİZ KAZIKLAR KİMİN YANINDA ?


Malumunuz dün, İsrail Gazze’yi bombalamaya başladı. Hemen akabinde AKP’li Twitter sever vekillerimiz, Filistin davasının yanındayız,  mesajlarını yağdırmaya başladılar. Seslenmeden edemeyeceğim. Yandaşlığı sevdiğiniz malum da, bari kaypaklığı bu kadar malum yapmayın. Sonra ne me lazım benim gibi aklı evvelin biri çıkar da sormaya başlar:

Sevgili AKP’li dostlar;

Siz değil misiniz ki, İsrail’i kuran koruyan kollayan ve Ortadoğu da ki temsilciliği gibi kullanan ABD’nin, stratejik ve aynı zamanda model ortağı olan.

Siz değil misiniz ki İsrail’in varlığını koşulsuz şart olarak gören BOP ’un eş başkanlığını üstlenen. Ve bu sıfatlarınızla gurur duyan.

Hadi bunların hepsini geçtik,  peki şu Kürecik'e diktiğiniz daha bizi bile koruyamayan kazıklara ne demeli.

Bu kazıklar kimi koruyor hocam?

Siz Filistin’in yanındaysanız, o diktiğiniz kazıklar kimin yanında?

MEHMET KEREM HANÇER

15 Eylül 2012 Cumartesi

Bazı Müslümanların Masuma Art Niyeti

      Filmin adı oldukça ironik. Müslümanların Masumiyeti... Ama şu sıralar pek masum değiller. Çok sinirliler. Sağduyusuzlar. Masumlara karşı acımasızlar... Tepkileri anlayabiliyorum. Hakaret bazen kırıcı olabiliyor. Ama bu şekilde mi olmalı? Bence sineye çekip yaradana sığınılmalı...
      Filmi izleyemedim (eminim ki o meydanlara dökülenlerin %98'i de izlemedi) ancak malum video paylaşım sitesi youtube'dan bazı bölümlerini bulabildim. Berbat çekimler, kötü oyunculuklarla birleşmiş, ortaya garip bir şey çıkmış. Oynayanların bazıları da Müslüman'mış. Her neyse... İslam peygamberi Muhammed ile dalga geçildiğinden, sübyancı muamelesi yapıldığından, İslam'a hakaret edildiğinden bildiğiniz gibi birçok ülkede ortalık karıştı.

    • Sudan'da Alman Elçiliği'ne saldırıldı.
    • Mısır'ın başkenti Kahire'de filmi protesto eden göstericiler dün de polisle çatıştı. Öfkeli gruplar, Amerikan Büyükelçiliği önünde ve Tahrir Meydanı'nda polise taşla saldırdı. Bir gösterici hayatını kaybetti.
    • Lübnan'da göstericiler, olaylara müdahale eden askerlere taşlarla karşılık verdi ve bazı askerler yaralandı, bir sivil hayatını kaybetti.
    • Tunus'ta gösterciler Amerikan Büyükelçiliği'ne saldırdı, bahçesindeki ağaçları yaktı. protesto gösterilerinde de 2 kişinin öldüğü, 22 güvenlik görevlisi ile 28 göstericinin yaralandığı bildirildi.
    • Endonezya'nın başkenti Jakarta'da göstericiler filmin "Savaş İlanı" olduğunu haykırdı.
    • Irak'ta Amerikan bayrakları yakıldı(!) (yıllar önce Amerikalıları alkışla karşılarken açtıkları bayraklar.)
    • Yemen’in başkenti Sana’da protestocular Amerikan Büyükelçiliği'ni bastı. Polisin, protestoculara ateş açması sonucu, 4 kişi hayatını kaybetti.
    • Libya’da ABD Büyükelçiliği'ne roketli saldırı düzenlendi. Saldırıda 3 diplomat hayatını kaybetti.

      Olanlar bunlar. Oldukça moral bozucu. Çatışmalar, gazlar, sopalar, taşlar... Her ne taraftan olursa olsun masum insanların hayatını kaybetmesi... Sırf Amerikalı, İsrailli, Alman, gayrimüslim diye bu kişilerin dükkanlarının taşlanması... Hiç de hoş şeyler değil...
      Kısaca tepkiler abartılı. Bu dünyada her dine dil uzatılıyor. Her din mizah konusu oluyor. İslam bunlardan en az mizah konusu yapılanı. Çünkü sonucu böyle oluyor. Ama olmamalı işte...
      İslam peygamberine dil uzatanın cezasını Allah vermez mi zaten?
      Bunlara ne gerek var?
      Huzur, barış ve hoşgörü hakimî olmalı.
      Masum insanlar ölmemeli. Müslümanlar da herkesin olması gerektiği gibi masum olmalı. Masumlara art niyeti olmamalı...
      Tek derdim barış ve yok yere hayatların son bulmamasıdır. Yanlış anlaşılmak istemem. Hayatlar boşu boşuna sona ermesin...

Uğur Mutlu