logo

Hrant Dink cinayeti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hrant Dink cinayeti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2013 Cumartesi

6. kez “Hrant için adalet için”


Hrant Dink, öldürülüşünün 6. Yılında anıldı. Anmanın sonunda küçük bir grubun bir bankaya saldırması sonrası polis biber gazıyla müdahale etti.

“Hrant için Adalet için buradayız” başlıklı anma, Şişli Meydanı ve Taksim Meydanı’ndan Agos Gazetesi önüne yapılan yürüyüşlerle başladı. On binlerce yurttaşın katıldığı yürüyüşe Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği(AKA-Der), Cumartesi Anneleri, Emek ve Özgürlük Cephesi(EÖC), Gençlik Muhalefeti, Halkevleri, Kaldıraç, Militan, Mücadele Birliği, Partizan, Proleter Devrimci Duruş, Sosyalist Çerkesler, Öğrenci Kolektifleri, Özgürlük ve Dayanışma Partisi(ÖDP), Türkiye Komünist Partisi ve Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği’nin yanı sıra destek verdi. Yürüyüş sırasında, “Hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeniyiz” , “Faşizme inat kardeşimsin Hrant”, “Faşistler vuruyor AKP koruyor”, “Hrant için adalet için” ve “Biz bitti demeden bu dava bitmez” sloganları atıldı.

“Ahparig Hrant Dink!”

Şişli Camii önünde bekleyen Beşiktaş Jimnastik Kulübü Taraftar Grubu Çarşı, Şişli’den yürüyen kitleyi “Ahparig Hrant Dink!”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant” ve “Beşiktaş Çarşı faşizme karşı” sloganlarıyla karşıladı ve korteje katıldı. Eyleme ayrıca Galatasaray Spor Kulübü Taraftar Grubu Tek Yumruk ve Fenerbahçe Spor Kulübü Taraftar Grubu Sol Açık da destek verdi.

“Herkes suç işliyor”

Gazete önünde konuşma yapan Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, “İyilik eden bir kişi bile yok. Herkes suç işliyor. Algı ve düşünce köhnemiş. Senin varlığın benim yokluğum üzerinden oluyorsa bu senin gücünü değil, hiçliğini gösteriyor. Sevdiklerinin elinden tutarak ölme fırsatı elinden alınanlar adına buradayız, adelet için buradayız” şeklinde konuştu.

Yazar Prof. Dr. Noam Choamsky ise yaptığı konuşmada, “Hrant Dink’i ancak, uğruna hayatını verdiği ideallerin izinden gitmeye söz verdiğimizde en iyi şekilde anmış oluruz” dedi.

Temsili Hrant Dink Caddesi

Bu yılki anmada da Agos Gazetesi'nin karşısında yer alan Ergenekon Caddesi'nin tabelasının üzerine "Hrant Dink Caddesi" yazan tabela asıldı.

Agos önüne karanfiller bırakıldı

Anmada ayrıca Dink'in Agos Gazetesi binasının önünde vurulduğu noktaya yine karanfiller bırakıldı.


Bankaya saldırı

Anmanın ardından küçük bir grup, ING Bank Osmanbey Şubesi’ne soda şişesi attı ve camını kırdı. Polis olaya biber gazı ile müdahale etti. Grup kısa sürede ara sokaklara kaçarak dağıldı.

Tiyatrolu Hrant anması

Akşam saatlerinde de Hrant Dink’i anma amacıyla 11 kitle örgütü tarafından ayrı bir yürüyüş düzenlendi ve yürüyüşün ardından Hrant Dink anısına bir tiyatro oyunu sergilendi.

Eyleme; Halkların Demokratik Kongresi, AKA-Der, EÖC, Halkların Anayasası, Kaldıraç, Nor Radyo, Nor Zartonik, ÖDP, Sosyalist Umut ve Sosyalist Yeniden Kuruluş katıldı. Kitle örgütü üyeleri, Taksim Meydanı’ndan Galatasaray Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüş sırasında, “Hepimiz Hrant’ız Hepimiz Ermeniyiz”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Katil devlet hesap verecek” ve “Faşistler vuruyor AKP koruyor” sloganları atıldı.  

Yürüyüşün ardından AKA-Der Tiyatro Topluluğu, Hrant Dink’in öldürülmesi ve Türkiye’deki cinayetlerle ilgili bir tiyatro oyunu sergilendi.

Soner Bahadır

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Nedim Şener: "Bazılarını tatmin edeceğim diye Dink'i Gülen öldürttü diyemem"


Gazeteci Nedim Şener, Hrant Dink cinayeti hakkında, " 'MİT, Jandarma ve Ergenekon sanıklarının bulunduğu bir konsorsiyum yaptı' dedim. Sırf bazı çevreleri tatmin edeceğim diye 'Dink'i ABD, Gülen Cemaati ya da başkası öldürdü' diyemem ama Gülen Cemaati'ne yakın polislerin de bu cinayette etkisi var" dedi.

Nedim Şener, İstanbul Üniversitesi(İÜ) İletişim Fakültesi'nde dün düzenlenen bir söyleşiye konuşmacı olarak katıldı. Ulusal Kanal muhabirinin "Siz, Ergenekon Davası yüzünden hapis yattınız. Ama, 'Hrant Dink'i Ergenekon öldürdü' dediniz. Bu bir çelişki değil midir? Dink cinayetinde devlet görevlilerinin etkileri devlet raporlarıyla ortaya kondu ve bu isimler daha sonra bu davanın başına getirildi. Benim kişiel görüşüm, bu cinayeti Fethullah Gülen Cemaati ve ABD yaptırdı" sorusu üzerine Şener, "Bu yaklaşım çok ideolojik bir yaklaşım. Ben öyle demedim. Ben, 'Dink cinayetini MİT, Jandarma ve Ergenekon sanıklarının bulunduğu bir konsorsiyum yaptı' dedim. Sırf bazı çevreleri tatmin edeceğim diye Dink'i ABD, Gülen Cemaati ya da başkası öldürdü diyemem ama Gülen Cemaati'ne yakın polislerin bu cinayette etkisi var. Bahsettiğiniz devlet görevlileri Ramazan Akyürek gibi isimler. Ben bu isimlerin cinayetteki etkilerini ortaya çıkaran kitaplar yazdığım için bu isimlerin şikayetleriyle gözaltına alındım" değerlendirmesinde bulundu.

"200 bin kişi 19 Mayıs'a sahip çıktı"

Gazeteci Şener, Toplumun bir korku psikolojisine sürüklendiğini ve halkın tepkisini ortaya koyacağı bir mecranın bulunmadığını öne sürdü. Bunun üzerine Aydınlık Gazetesi muhabiri, kitlesel olarak yapılan 19 Mayıs kutlamalarının ve Türkiye Gençlik Birliği tarafından yapılan yürüyüşe 200 bin kişinin katılmasının böyle bir mecra olup olmadığını sordu. Şener soruya cevap olarak, "İşçi Partisi ve Aydınlık çevresinin cemaatçi bir yapısı var. Siz bir eylem yaparsınız, kitleyi siz yönettiğinizi söylersiniz. Bu yorumu ben yapmıyorum. Bu yorumu eski Aydınlıkçılardan ve hapisteki Aydınlık yazarlarından dinledim. Oraya 200 bin kişi geldiyse 19 Mayıs'a sahip çıktığı için gelmiştir. Bu yürüyüşleri toplumsal bir tepki mecrası olarak göremeyiz. 19 Mayıs'ta sokağa çıkmak bir ritüel. Eğer bir tepki için sokağa çıkıyorlarsa 20 Mayıs'ta sorun bitiyor mu? Bu tür eylemler sürekli olursa tepki olarak değerlendirilebilir. Bu eylemler sürekli olursa bir sonuç getirebilir" dedi.

"OdaTV Davası'nda mağdurum"

OdaTV Davası'nda mağdur olduğunu düşünen Şener bu konudaki görüşlerini, "OdaTV bilgisayalarında 'Nedim, Hanefi Avcı'yı çalıştırsın' diye bir not çıkmış. Nedim Şener de yazmıyor. Ben bu davada mağdurum. Buna rağmen davada sanık olarak yargılandım. OdaTV ile böyle bir görüşmem olsa normal karşılanabilir ama böyle bir görüşmemiz yok" sözleriyle aktardı.

"Devlet yayınlarında devletin eleştirilmesini beklemeyin"

Şener'in, İÜ'nün politik bir üniversite olduğunu ve Üniversite öğrencilerinin etkin olarak siyasete katıldığı yorumunda bulunması üzerine öğrenciler, Fakülte'nin öğrenci uygulama birimleri olan İstanbul Üniversitesi Haber Ajansı(İÜHA) ve İletim Gazetesi'nde politik haberler yapılmasına izin verilmediğini öne sürdü. Şener ise bunun üzerine, "Eğer size burada istediğiniz gibi yayın yaptırılmıyorsa siz de kendi alternatif yayın alanınızı yaratın. Eğer İletim'de istediğinizi yazamıyorsanuz, 'Öz İletim' ya da 'Hakiki İletim' gibi yayınlar hazırlayın. Devletin yayınlarında yazıyorsanız, O'nun kendisini eleştirtmesini beklemeyin" dedi.

"Haber Merkezi Sorumlusu olarak eleştirilerinizi haklı buluyorum"

Eleştirileri haklı bulduğunu ve katıldığını belirten İÜHA Haber Merkezi Sorumlusu ve İletim Gazetesi Editörü Savash Porgham Rezaeieh, konuyla ilgili olarak, "Fakat gazeteciliğin önünde yayın kimliği ve yayın politikası gibi engeller var. Bunlar olduğu için biz de bu tür haberleri yapamıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Silivri'de diri diri betona gömüyorlar"

Hapishane koşullarını da değerlendiren Şener, "Hapishane, ölümden sonra, görebileceğiniz en kötü yer. 'Hapishanelerde sizi diri diri betona gömüyorlar' demiştim. Bu durum özellikle Silivri Cezaevi için geçerli. Size sunulan gökyüzü, bir havalandırma deliği kadar" dedi.

Soner Bahadır