Her sabah farklı bir telaşla uyanır yurdumun insanı. Dirilten bir cellattır alarm... Alarmı duyar, alarm onu uykusundan kaldıracak şiddettedir ama onun kalkamama sebebi bir gün daha uyanmak istememesidir. Aynı kitabı her yeni gün tekrar tekrar okumak gibidir bazı ülkelerde yaşamak.
Her gün bir borç, her hafta bir fiyat güncellemesi, her ay bir vergi, her yıl bir ek-faiz öder bazı ülkelerin halkı zor zanaat. He tabi vergisini ödemeyip sonra affedilenler de vardır da onlar müstesna. Bazı ülkelerin metropol ve bir numaralı şehri için söylüyorum, her gün aynı trafiği çeker o metropol halkı. Her gün işe gecikme stresi yaşar. 12 saatten fazla çalışanlar vardır yurdumun insanlarının içinde sayı olarak fazlaca. Onlar bu trafik yüzünden evde ailesiyle ya da özel işleriyle vakit bile geçiremezler. Evleri kışın buz gibi, yazın cehennem gibidir genelde. Ve bu eve gelindiğinde daha yatağa giderken, daha yastığa baş koymadan havada uyur emekçi...
Sermaye sahiplerinin derdi daha çok parayken, emekçilerin derdi de daha insancıl şartlarda çalışıp alın teriyle para kazanmaktır bazı ülkelerde... Kıçı kırık bir lokanta sahibi bile, Papermoon olma derdindedir bazı ülkelerde. Garsonlarını, aşçısını, aşçısının yamağını motor gibi çalıştırır. İşe geliş saati her zaman bellidir. Ya sekizdir ya yedi. Bir dakika geçirilmemelidir. O saatlerde bir et lokantasına kimse gelmez ama olsun. Olur ya para gelir para(!). Hani şu dini inanç hanelerine yazılması gerektiğini düşündüğüm para... İşe giriş saati belli ve nettir. Ama işten çıkış saati asla belli değildir. Önce son müşterinin gelmesi beklenir saatlerce, sonra da onun gitmesi...
Para kazanmak zordur bazı ülkelerde. Gazetecilik yapmak zordur. Habercilik yapmak da keza. Oysa ki haber almak, güncel bir şeyler öğrenmek , öğrendiği hakkında rahatça konuşabilmek insanın en doğal hakkı, hakkı da geçtim ihtiyacıdır. Ama bazı ülkelerde böyle şeyler yasaktır. Adı konulmamış yasaktır. Hiçbir yerde yazmaz ama yasaktır. Yazmasa da bileceksin(!) arkadaş yasak olduğunu...!
Öyle her şeyi konuşamazsın kafana göre. Belli sınırlar vardır, sadece belli kişilerin müdahil olduğu... Öyle ‘’insan’’ gibi çalışamazsın her insan gibi... Öyle ‘’gerçekten’’ insan olamazsın bazı ülkelerde. Robotsundur, kendine vakit ayıramazsın. Çünkü her şey para ve daha çok para üzerinedir bazı ülkelerde. Özel hayat ve emekçilik kavramı tam oturmamıştır bazı ülkelerde...
Aramızda illa ki vardır yaşayan bazı ülkelerde...
Uğur Mutlu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder