logo

Yargıtay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yargıtay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2014 Çarşamba

Turgay Ciner'in medya patronluğu bitiyor mu?

Turgay Ciner'in, Dinç Bilgin'e karşı açtığı ve kazandığı davanın sahte imza sebebiyle bozulduğu iddia edildi.

Habertürk ve Show TV'nin Sahibi Turgay Ciner, Eski Sabah Gazetesi Sahibi Dinç Bilgin ve Dinç Bilgin'in Oğlu Şevket Önay Bilgin'in kendisine iftira attığı gerekçesiyle dava açmış ve kazanmıştı. Yeni Akit'in haberine göre, Yargıtay 4. Ceza Dairesi, bu kararı Önay Bilgin'in imzasının sahte olduğu gerekçesiyle bozuldu. Habere göre, Önümüzdeki günlerde yerel mahkeme Turgay Ciner hakkında resmi evrakta sahtecilik suçlamasıyla suç duyurusunda bulunacak.

Haberde Yargıtay'ın kararına ilişkin şu ifadeler yer aldı:

“Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin, 3 Temmuz 2013 tarihli bozma kararında; Turgay Ciner’in TMSF’ye sunduğu belgelerdeki imzanın Şevket Önay Bilgin’in eli ürünü olduğunun iddia etmesinin doğru olmadığına dikkat çekildi.

Kararda; Dinç Bilgin ve Şevket Önay Bilgin’in, bazı acil yazışmalar için Şevket Önay Bilgin tarafından imzalanan boş kağıt bırakıldığı, önceden imzalanan bu kağıtların üzerinin Ciner Grubu tarafından doldurularak kullanılmış olabileceğini baştan itibaren davaya konu şikayet dilekçesinde ileri sürdükleri, söz konusu savunmalarının tanıklarca doğrulandığı hatırlatıldı.”

Medya patronluğu bitecek iddiası

Yeni Akit haberinde ayrıca Turgay Ciner'in Basın Kanunu ve RTÜK mevzuatı gereği Habertürk Televizyonu, Show TV ve Habertürk Gazetesi'nden ayrılmak zorunda kalacağını iddia etti.

29 Ocak 2013 Salı

Kuray’a müebbete devam kararı


Sarp Kuray Davası’nda Kuray hakkındaki müebbet hapis cezasının devamına ve Serdar Kaya, Mehmet Bülent Özbek ve Mehmet Ali Bozemir’in dosyasının Kuray’ın dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek duruşma 2 Nisan tarihine ertelendi.

16 Haziran Hareketi adlı silahlı siyasi örgütün Kurucusu Kuray’ın 1986 ile 1991 yılları arasında 30 adet silahlı eylemin talimatını vermek ve “Anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak” suçlaması ile yeniden yargılandığı davanın 6. duruşması İstanbul Adliyesi’nde İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görüldü.

Davanın geçmişi

Kuray’ın davası Türkiye’deki mahkemeler ve Yargıtay tarafından 5’er kez onanmış, son kararda Kuray hakkında 2008 yılında müebbet hapis cezası verilmişti. Kuray o tarihten itibaren Sincan 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde yatmaktaydı. 24 Temmuz 2012 tarafından AİHM tarafından “adil yargılama usullerine aykırı yapıldığı” gerekçesiyle yeniden yargılanma kararı verilmişti.

Türkiye’de dava hakkında ilk üç kararda Kuray hakkında beraat kararı verilmişti. Yargıtay, dava hakkındaki üçüncü kararında Kuray hakkında verilen kararı bozmuştu. Dördüncü kez hakim karşısına çıkan davada bu kez Kuray’a müebbet hapis cezası verildi ve karar Yargıtay tarafından onandı. AİHM’e giden dava AİHM tarafından yeniden bozuldu. Davanın beşinci kez görüşülmeye başlamasında da mahkeme ve Yargıtay aynı kararı verdi. AİHM ise bu kararı ikinci kez bozdu.  

Avukat savunmaları

Duruşmada Kuray’ın avukatları, Müvekkillerinin 1993 yılında kendi isteğiyle Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na teslim olması sebebiyle kaçma şüphesi olmadığı, Kuray’ın suçlandığı eylemlerin yapıldığı tarihler olan 1986 ve 1991 yılları arasında yurtdışında bulunduğu, Kuray’ın aleyhinde ifade veren Serdar Kaya, Mehmet Bülent Özbek ve Mehmet Ali Bozdemir’in ilk ifadelerinde Kuray’dan eylem talimatı almadıklarını belirttiği, baskıyla ifadelerinin değiştirildiğini söyleyerek müebbet hapis cezasının iptalini talep ettiler.

“Gerçeker’in kararları gayrimeşrudur”

Kuray ise savunmasında yurtdışından Türkiye’ye kendi isteğiyle geldiğini belirterek, “Yatmamı isterseniz bir 4 yıl daha yatarım fakat serbest bırakırsanız hiçbir yere gitmem” dedi ve infazın durdurulmasını talep etti.

Müebbet hapis cezasını onayan Yargıtay 9. Dairesi’ni “Hasan Gerçeker’in ve arkadaşlarının ekibi” olarak niteleyen Kuray, Daire Başkanı Gerçeker’in verdiği kararları “gayrimeşru” olarak yorumladı. Kuray konuyla ilgili olarak, “Gerçeker, yazdığım ‘İsyan ve Tevekkül’ isimli kitabımı beğenmediği için bu kararı vermiştir. Bu karar siyasi ve ideolojik bir karardır. Bu yüzden Gerçeker’in verdiği karar gayrimeşrudur. Biz ne yaptık? Türkiye’nin tam bağımsız olmasını istedik. Ortak vatan ve ortak millet istedik. Zamanında Filistin haklıyla dayanışmaya girdik. Bizim oradaki dayanışmamızı gayrimeşru göstermeye çalıştılar. Bugün, Filistin halkıyla dayanışma kurmamak ayıp hale geldi. Biz bunu 40 yıl önce yaptık” şeklinde konuştu.

Kuray, Türkiye’ye dönmek için üç sebebi olduğunu belirtti. Kuray bu nedenleri acı ve ülke hasreti çekmesi, reel sosyalizmin çökmesinin siyasi meselelere daha köklü bakma gerekliliği çıkardığı ve davanın sonuçlanış biçimi olduğunu söyledi.

Savcı mütalaası ve karar

Savcı Sadrettin Sarıkaya mütalasında, “Sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti mahkemee daha önce verilen kararın niteliği, AİHM’ce verilen kararda belirtilen hususun yargılanmanın devamı sürecinde yerine getirilebilir oluşu nazara alınarak önceki kararın infazının devamına karar verilmesi mütalaa olunur” dedi.

Mahkeme de kararında haklarında yakalama kararı bulunan Serdar Kaya, Mehmet Bülent Özbek ve Mehmet Ali Bozemir’in dosyasının Kuray’ın dosyası ile birleştirilmesine ve davanın 2 Nisan saat 13.00’e ertelenmesine karar verdi.

Soner Bahadır