logo

Kamer İnşaat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kamer İnşaat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2013 Cumartesi

“Emek Sermayeyle Uzlaşmayacak!”

Tarihi Emek Sineması’nın yıkım projesine karşı Emek'e sahip çıkanlar Taksim'de bir araya gelerek basın açıklaması yaptılar. Taksim Dayanışması’nın da destek verdiği eylemde, Emek Sineması yerinde ve olduğu gibi restore edilmesi gerektiği ve  kamusal yarar gereği ticari olmayan, bağımsız bir sinematek /kültür merkezi olarak düzenlenerek aynı ilkeleri paylaşan sinemacılar ve kurumların kullanıma açılması gerektiği vurgulandı.
İstanbul Beyoğlu’nda Emek Sineması’nın da bulunduğu İstiklal Caddesi üzerindeki Cercle d’orient (Serkildoryan) binasına inşaat çalışmaları için 11 Mart 2013 günü kurulan iskelelerin ardından tepkiler çığ gibi büyüyor. Bugün akşam saatlerinde yıkım projesine karşı çıkmak için yüzlerce kişi Yeşilçam Sokağı girişinde buluştu. Taksim Dayanışması ve Direnişin Ritmi müzik grubunun da destek verdiği eylemde sık sık “Emek bizim İstanbul bizim”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Demirören yıkılsın Tayyip altında kalsın” sloganları atıldı.
Kamer İnşaat tarafından yürütülen yıkım projesini protesto etmek için yapılan basın açıklamasını kitle adına Fırat Yücel okudu. Yücel açıklamada, “11 Mart Pazartesi akşamı, içinde geçen aylarda hukuksuz bir biçimde tahliye edilen İnci Pastanesi’nin de bulunduğu, Cercle D’orient binasına inşaat iskeleleri kuruldu. Hepimiz biliyoruz ki bu iskeleler, iddia edildiği gibi restorasyon sürecini değil, Emek Sineması’nı da içerisine alan AVM projesini başlatan ve hep korkulan o “ilk kazma”.  İstiklal Caddesi üzerinde her gün yeni bir bina satılıyor, iskele ve ahşap panellerle kaplanarak “yenileniyor”. Bu ahşap perdelerin arkasından en son Demirören AVM kazuleti çıktığı için, bizler üç yıldır yürüttüğümüz mücadeleye rağmen başlatılan bu müdahalenin ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Beyoğlu Belediyesi’nin verdiği ruhsata karşı çıkıyor, yeni Kültür ve Turizm Bakanı’nın selefinden devraldığı “Emek Sineması’nı yıkmıyoruz, taşıyoruz” safsatasını yemiyor ve bir kez daha tekrar ediyoruz: haksız ve hukuksuz bir şekilde sermayeye devredilen Emek Sineması ve Cercle D’orient binası Sosyal Güvenlik Kurumu’na, yani kamuya, yani bizlere aittir! Bu alan üzerindeki her türlü kullanım hakkı kamunundur ve kolektiftir. Nazarımızda meşru ve esas olan devlet kurumlarının ve şirketlerin çıkarları değil, kamunun yararı ve kararıdır” dedi.
Emek Sineması’nın yıkımına sebep olacak proje Türkiye’de hukuki süreçlerin her birini atlatmayı başarmış olduğunu belirten Fırat Yücel, T. C ‘nin de imzacısı olduğu evrensel kültürel miras vee mimari  koruma kurallarına, Venedik Tüzüğü’ne, Quebec bildirgesine ve Avrupa mimari mirasının korunmasına ilişkin sözleşmeye aykırıdır; dolayısı ile hukuki değildir.  Fakat daha önemlisi 3 yıl boyunca devem eden mücadelenin de gösterdiği gibi kamuoyu nezninde bir meşrutiyeti yoktur. Bu proje kültürel ve tarihi mirasın yıkımı kadar, kamuoyu iradesinin de ihalili olduğunu belirtti.
Son olarak açıklamada, “Emek’ii yıkıma terk etmiyoruz! Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yenileme ve Anıtlar Kurulu, Sosyal Güvenlik Kurumu, Beyoğlu Belediyesi, Büyükşehir Belediyesinden hesap sormaya devam ediyoruz. Talebimizde ısrarcıyız: Kamer İnşaat’ın yürütmekte olduğu proje ivedilikle durdurulmalı, Emek Sineması yerinde ve olduğu gibi restore edilmelidir” vurgusu yapıldı.
                                                    Gökhan ÇELİK


22 Aralık 2012 Cumartesi

Demirören önünde Emek arbedesi



Emek Sineması’nın yıkılmasını protesto etmek amaçlı düzenlenen eylemde göstericiler, Demirören AVM’ye girmeye çalıştı. Polis ve özel güvenlik göstericileri engellemeye çalışınca arbede yaşandı. Göstericiler, “ruhsatsız binayı polis koruyor” sloganları attı.

Emek Bizim İstanbul Bizim İnisiyatifi, Demirören Şirketler Grubu’na bağlı Kamer İnşaat tarafından Emek Sineması’nın yıkılmasını protesto etti. Taksim Tramvay Durağı’nda toplanan göstericiler “Emek’ten çıkın Demirören’i yıkın”, “Demirören yıkılsın, Tayyip altında kalsın”, “Emek bizim İstanbul bizim” ve “Sermaye elini İstanbul’dan çek” sloganları eşliğinde İstiklal Caddesi’ndeki yapım ruhsatı olmayan Demirören Alışveriş Merkezi(AVM)’nin önüne geldi. Göstericiler, AVM’nin içine girmeye çalıştılar. Çevik Kuvvet ve özel güvenlik ekipleri göstericileri engelledi. Engellemeyle birlikte göstericilerle güvenlik güçleri arasında bir arbede yaşandı. AVM güvenlik birimi AVM’nin kepenklerini kapattı. Yurttaşlar AVM'nin içinde mahsur kaldı.

“Topyekün saldırıya topyekün cevap”

Arbedenin ardından yapılan basın açıklamasında, “Emek Sineması’nın yıkımına karşı yaklaşık üç yıldır, hem hukuki alanda hem de sokakta verdiğimiz mücadelenin artık son aşamasına geldik. Zira, Mimarlar Odası’nın Kamer İnşaat’ın yıkım projesine karşı açtığı kamu davasını kaybettik. 7 Aralık Cuma sabahı polis ekipleri İnci Pastanesi’ni ve diğer dükkanları yangından mal kaçırır gibi zorla tahliye etti. Bizler, Emek Sineması projesinin Beyoğlu’nda uygulamaya konulan kentsel dönüşüm planından bağımsız olmadığını çok iyi biliyoruz. Bu topyekün saldırıya karşı topyekün bir cevap vermek için bugün yeniden buradayız. Çünkü sokaklar, mahalleleler, meydanlar, parklar bizim! Beyoğlu bizim, İstanbul bizim!” ifadelerine yer verildi.

Emek’e yürüdüler

Basın açıklamasının ardından göstericiler Emek Sineması’nın önüne yürüdüler. Sinema’nın önüne eylem sırasında taşıdıkları pankartları ve dövizleri bırakan göstericiler kararlı bir biçimde mücadele edeceklerini vurguladılar.

Haber: Soner Bahadır & Merve Demircioğlu
Fotoğraflar: Soner Bahadır & Tuğçe Yıldız

15 Nisan 2012 Pazar

EMEK BİZİM ! İSTANBUL BİZİM !

Bugün yüzlerce yürekli insan ile birlikte Emek Sinemasını haklı mücadelesini yükseltik tek bir ağızdan. Haykırdık  kötü emeli imamın ordusuna "emek bizim ! İstanbul bizim" diye. Dedik çünkü bir çok sinema emekçisinin halen alınterinin diri durduğu sahnesini yıktırıp, yerine alışveriş merkezinin kurulmasına hazmedemiyoruz.Ve yine dedik çünkü emeğin(sinemasını) sermaye uğruna yok edilmesini yine hazmedemiyoruz.

Önce saat 16:30 gibi buluştuk Taksim Tramvay durağında. İlk etapda 200 kişi kadardık. Sonrasında istiklal caddesinde attığımız  her adımda çoğaldık, her adımda sesimiz daha da gürleşti.Ayrıca Biz ile beraber olan ve her platformda haklı mücadelemize destek veren Ritim grubu ile daha bir emin yürüdük kendimizden. Adımlarımız ilerleyip Demirören AVM' nin önüne dek geldiğimizde sembolik flim afişimizi astık önüne. Ki sembolik denilse de  gerek flimi, gerek başrol oyuncularını yapımcıları herkes gayet tabi iyi bilir gerçek olduğunu. Bunlar ki; Sulukuleyi, Ayazmayı ve Tarlabaşını tarumar eden kişilerden başkaları değil...

Peki Ne oluyor ?

Olanları kısaca şu şekilde özetlemek mümkündür kanımca. Şöyle ki ;Kamer İnşaat kamuoyunun yanlış ve eksik bilgi sahibi olduğu gerekçesiyle yeni bir PR çalışması yürütmeye başladı. Oysa, ‘Grand Pera’ projesi adını verdikleri bu “yeni” proje, yine Emek Sineması’nı ‘moving’ yöntemi ile 4. kata taşıyarak, 10 salonlu bir sinema zincirinin süsü haline getirmeyi hedefliyor. Kamer İnşaat, aynı projeyi farklı kılıflarla önümüze sunarak bizi ikna edemez. Bir kez daha söylüyoruz; Emek Sineması’nın bulunduğu yerde yenilenmediği ve kapısının sokağa açılmadığı herhangi bir projeye ikna olmayacağız. Emek Sineması kamuya, yani bize aittir. Emek Sineması'nın yıkılmasına, Taksim Meydanı'nın "yayalaştırılmasına", Tarlabaşı'nın "yenilenmesine", Beyoğlu'nun satışa çıkartılmasına ikna değiliz, olmayacağız! Bu filmi seyretmeyeceğiz!

Yıl 2012 Beyoğlu tam bir sinema mezarlığına dönüşmüştür. Kapısı sokağa açılan, toplumsal hafızayı taşıyan büyük salonların yerini ticari salonlar almıştır. Siyasi iktidar ile sermaye, güçlerini birleştirerek Beyoğlu'nu baştan aşağı bir şantiyeye dönüştürmek için çoktan kolları sıvamıştır. Amaçları sınıfsal temizlik yapmak ve kentteki kültür hayatını yok ederek muhalif sesleri susturmaktır.

Halkın desteğini kazanmak için Emek Sineması'nın yanı başına sinema açıldığı belirtilen açıklamada, "Çok geçmeden Taksim yayalara kapatılacak, sokaklar yoksullardan arındırılacaktır. İstanbul ve tüm ülke, neoconlar ve uluslararası neoliberalistler tarafından zaptedilecek.

Bize dayatılmaya çalışılan senaryoyu kabul etmiyoruz. Emek Sineması'nın bulunduğu yerde yenilenmediği herhangi bir projeye ikna olmayacağız. Sermayeyle pazarlık yapmayacağız. Taksim Meydanı'nın 'yayalaştırılmasına', Tarlabaşı'nın 'yenilenmesine', Beyoğlu'nun satışa çıkarılmasına ikna değiliz, olmayacağız."


                                                               Gökhan ÇELİK